Üniversite adayları bu yıl daha avantajlı

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

ÖSYM Başkanı Prof.Dr Ünal Yarımağan, bu yılki sınavda bölümünü baştan belirleyen öğrencilerin daha şanslı olduğunu söyledi. Yarımağan, “Meslek yüksek okullarına sınavsız geçiş bu yıl da var” dedi.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, bu yıl ilk kez uygulanacak yeni üniversite giriş sınav sisteminde, sınava girecek olan öğrencilerin önceki yıllara göre çok avantajlı olduğunu açıkladı. Sınav sonucunda öğrencilerin 18 farklı puanının hesaplanacağını belirten Yarımağan şu örneği verdi:
“Eski sistemde sayısal puanı ile bütün mühendislik ve tıp fakültelerine girilebilirken, yeni sistemde sayısal puan yerine MF-1, MF-2, MF-3 ve MF-4 puanları var. Tıp fakültesine gitmek isteyen aday biyoloji ve kimya derslerinden daha yüksek puan almak için çalışacak.
Mühendislik fakültelerine gitmek isteyen adaylar ise matematik ve fizik dersinden başarılı olmak zorunda. Eski sistemde bu yoktu. Tıp fakültesine gitmek isteyen öğrenciler eski sistemde bütün matematik, geometri, fizik, kimya, biyoloji sorularını ve üstüne Türkçe ve sosyal bilimler sorularını, yani 180 sorudan en az 175´ini doğru cevaplamak zorundaydı.
Yeni sistemde tıp fakültesine yerleşmek isteyen adayların öncelikle biyoloji, kimya sonra fizik, matematik ve geometri sorularını yanıtlamaları yeterli hale geldi.”
Bu durumun öğrenciler açısından bir avantaj olduğunu açıklayan Yarımağan, “Öğrenciler öncelikle hangi puan türüne göre hangi sınavlara girmeleri gerektiğini, ikinci aşamada hangi puan türüyle hangi bölüme yerleşeceklerini bilmeli ve belirlemeli.
Bütün sınavlara girmeyi düşünen aday sadece tek puan türüyle hazırlanan adaya göre iki kat fazla çalışmak zorunda kalacak. Bu da avantajı dezavantaja dönüştürecek”
uyarısında bulundu.
BU YIL SINAVSIZ GEÇİŞ VAR
Lise öğrencilerinin 11´inci sınıfta mesleklerini seçmelerinin ve gireceği puan türünü belirlemelerinin
şanslarını iki kat artıracağını söyleyen Yarımağan, üniversitelere sınavsız geçiş konusunda çeşitli
görüşlerin ileri sürüldüğünü belirterek şöyle konuştu:
“Sınavsız geçişin kaldırılması yönünde görüş ve çalışmalar var. Sonuçlansaydı bu yıl kılavuzda ilan edilirdi. Sınavın kuralları kılavuzda ilan ediliyor. Bundan sonra bir değişiklik olmaz.”

Kaya Aydın: Sorun değil çözüm üretiyoruz

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

Uğur Dershaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın; MEB’in yeni strateji planında dershanelerin 2014 yılında özel okula dönüştürülmesine yönelik öngörüsü ile ilgili olarak “Dershaneler sorunun değil çözümün parçasıdır” dedi.
MEB’in ülkemizin eğitimi ile ilgili sorunları saptarken, kendisinden önceki hükümetlerin ve anlayışların aynısını devam ettirmesinin düşündürücü bir durum olduğunu belirten Uğur Dershaneleri Genel müdürü Kaya Aydın, “Dershaneler tarihi oldukça eski dönemlere dayanan eğitim öğretimin önemli parçalarından biridir. Maalesef ülkemiz bu eğitim kurumlarını yanlış tanımakta ve önyargılarla hareket etmektedir.
Geçtiğimiz 5 yıla kadar dershanelerin sadece ülkemizde var olduğu düşünülürken, son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın en gelişmiş ülkelerinde var olan kurumlar olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
Örneğin ABD’de dershaneler eğitimin önemli kurumlarından biri haline gelmiş ve “hiçbir çocuk geride kalmasın” projesi çerçevesinde eğitimin tamamlayıcı bir parçası olmuştur.
Japonya’da da dershaneler sadece sınavlara öğrenci hazırlayan değil okulların öğrenme partneri olarak da görev yürütmektedir.”dedi.
Kamuoyunda dershanelerin öğrencilere, sadece çoktan seçmeli test sorusu çözme alışkanlığı kazandırdığı
yönünde yanlış bir kanının oluştuğuna da dikkat çeken Aydın, “Ülkemizde yapılan çalışmalar sonucunda dershanelerde müfredatın en ince detayına kadar tekrar edildiği ve öğrencilerin öğrenme oranının yükseltildiği bir gerçektir.”diye konuştu.
Dershanelerin öğrencileri sadece sınava hazırladıkları ve sınavlar kaldırıldığında dershanelere gerek kalmayacağı anlayışının da oluştuğunu söyleyen Kaya Aydın; “Ülkemizde geçmişten bugüne kadar sürekli söylenen “üniversiteler, kontenjanlar az ve dershaneler bu yığılmadan dolayı varlıklarını sürdürüyorlar. Kontenjanları ve üniversite sayısını arttırırsak dershanelere gerek kalmaz” düşüncesi
2009-ÖSYS sonucunda çürümüştür.
YÖK son iki yılda kontenjanları ve üniversite sayısını arttırmış ancak buna rağmen sonuç düşünüldüğü gibi olmamıştır. 2009-ÖSYS’de üniversitelerde 110 bin boş kontenjan kalmış ama öğrenciler bu kontenjanlara gitmemiştir. Sonuçta öğrenciler sınava hazırlanmaya devam etmiş, dershaneler kapanmamıştır. Bu fikrin yanlışlığı da böylece ortaya çıkmıştır.”şeklinde konuştu.
Dershaneleri sorun olarak göstermenin toplumda yanlış bir imaj oluşmasının önünü açtığının altını çizen Aydın, “Dershaneler sorun değildir. Ülkemizde bölgeler, iller ve okullar arası eşitsizlikler ve farklar azaltılmadıkça bu eşitsizliği giderecek kurumlar var olacaktır. Ülkemizde okullar arası farkların azaltılması, fırsat eşitliğinin sağlanması sonucunda; üniversitelerin kalitesi artacak ve üniversitelere doğru öğrenci yönlendirecek ön okullar oluşacaktır.
Dershaneler gelecekte profesyonel yöneltme ve yönlendirme kurumları olacaklardır. İşte asıl hedef bu olmalıdır. Yoksa eğitim kurumları arasında birbirini tamamlayan kurumları yok etmeye çalışmak sorunları çözmek yerine derinleştirecektir” dedi.
MEB’in bu hedefinin gerçekçi ve koşullar göz önüne alınarak yapılmadığını belirten Aydın, bu tür hedeflerin daha iyi düşünülmesi ve planlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Üniversitelerden öğrenci atılması zorlaştırılacak

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Yükseköğretim Kanunu´nda yapılacak değişiklikler kapsamında üniversitelerden atılanlar için ´´Af Kanunu´´ gerektirmeyecek bir düzenlemeye gidilmesi yönündeki çalışmanın tamamlandığını bildirdi.
Özcan, YÖK Genel Kurulu toplantısı devam ederken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı görüşme için YÖK´ten ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir soru üzerine, Özcan Başbakan Erdoğan´a mutat bir ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, ´´Her 1-2 ayda gidiyorum. Burada ne yaptıklarımızı, geleceğe yönelik planlarımızı anlatacağım´´ dedi.
Özcan, bugünkü toplantıda Yükseköğretim Kanunu´nda yapılması planlanan değişikliklerin ele alındığını
belirterek 6 maddeyi görüştüklerini kaydetti. Bazı maddelerin değiştirilerek Milli Eğitim Bakanlığına
sunulduğunu, bazılarının da şu anda Bakanlar Kurulunda olduğunu söyleyen Özcan, görüşülen maddelerle birlikte değiştirilecek 13-15 madde bulunduğunu anlattı.
Özcan, gazetecilerin bugünkü toplantıda hangi maddelerin görüşüldüğünü sormaları üzerine, ´´Bunların içinde sizin en çok ilgilendiğiniz bir madde var. Af Kanunu gerektirmeyecek bir düzenleme vardı, o bitti´´ dedi.

ÖSYM yetkilisi: Sınavsız geçiş kaldırılmalıdır

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu, öğrencilerin meslek yüksek okullarına sınavsız geçişe olan talebinde uygulamanın başladığı 2002´den 2009´a kadar geçen süreçte ciddi düşüşler görüldüğüne dikkat çekerek, “Sınavsız geçiş meslek yüksek okulları için cazip değildir, kaldırılmalıdır” dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çavuşoğlu, 2009 yılında toplam 306 bin öğrenciye ulaşan Meslek Yüksek Okulları (MYO) kontenjanlarının yalnızca 238 bininin dolduğunu da belirterek, yaklaşık 65 bin kontenjanın boş kaldığını açıkladı.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, meslek liselerine sınavsız geçiş hakkının, meslek lisesi mezunlarının 1998 yılında başlatılan katsayı uygulamasından dolayı üniversitelere
yerleşme oranlarının yüzde 1 civarına düşmesi sonucu 2002´de uygulanmaya başladığını hatırlattı.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, geçiş uygulamasının hazırlıksız olarak başlatıldığını ifade ederek, “Burada bir önceki yıl olan 2001 yılında 118 bin kişinin yerleştiği MYO programlarına bir sonraki yıl meslek liselilerin büyük bir çoğunluğu başvurunca, kontenjanlar 159 bin civarına çıkartılarak MYO´ lara neredeyse hiçbir genel liseli kabul edilmemiştir. Yalnızca 430 kişi yerleşmiştir” diye konuştu.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, 2003´de ise meslek liselilerin MYO´ya sınavsız geçişe rağbet etmediklerini, kontenjanların otomatikman 30 bin azaldığını ve yerleşen oranının ise 130 bine gerilediğini kaydetti.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, 2004 ve takip eden yıllarda mesleki ve teknik ortaöğretimden mezun olan öğrenci sayılarında artış olmasına rağmen, sınavsız geçiş yapmak isteyen öğrenci sayısında büyük düşüşler görüldüğünün dikkat çekici olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, 2009´da toplam 306 bin öğrenciye
ulaşan MYO kontenjanlarının yalnızca 238 bin´inin dolduğunu ve yaklaşık 65 bin kontenjanın boş kaldığını açıkladı.
MYO´LARA SINAVSIZ GEÇİŞ
Prof. Dr. Çavuşoğlu, özellikle 2009´da boş kalan kontenjanların yeni MYO´lar açılmasını zorlaştırdığını
ve açılacak programlar konusunda daha seçici davranılmasına yol açtığını belirterek, sınavsız geçişin
kaldırılması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, öğrencilerin sınavsız geçişin kaldırılmasından dolayı mağdur olacakları argümanının geçersiz olduğuna değinerek, “Boş kalan kontenjanlara sıralama yöntemi ile daha kaliteli öğrenciler yerleşebilir ve diğer öğrencilerin de açıkta kalmamaları sağlanabilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Çavuşoğlu, meslek lisesi öğrencilerinin MYO´da aynı okul ve aynı öğretim elemanın karşısında derse başlamasından pedagojik problemler yaşadıklarını da ifade ederek, “Bu durum da ortadan kalkmış olur. MYO´lara sınavla yerleşen öğrenciler okullarına daha fazla kıymet atfeder ve öğrencilerin mezuniyet için harcadıkları zaman ciddi oranda düşebilir” dedi.

Okullarda ikinci dönem için eğitim başladı

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

İlköğretim ve ortaöğretim okullarında 2009-2010 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı 8 Şubat´ta başlayacak. İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci ile 650 bine yakın öğretmen, 2 haftalık yarıyıl tatilinin ardından ders başı yapacak.
Eğitim-öğretim yılı 18 Haziran Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönem, ilköğretim ikinci kademe öğrencileri ile lise son sınıf öğrencileri için sınav heyecanıyla geçecek. İlköğretim ikinci kademe öğrencileri, Seviye Belirleme Sınavlarına (SBS) katılacak.
Milli Eğitim Bakanlığı´nın sınav takvimine göre, SBS, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziran´da yapılacak. İlköğretim 7. sınıf öğrencileri SBS´ye 6 Haziran´da, 8. sınıf öğrencileri ise 5 Haziran´da girecek.
İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) 2 Mayıs´ta gerçekleştirilecek.
Lise son sınıf öğrencilerinin katılacağı üniversiteye giriş sınavlarının ilk aşaması Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 18 Ocak Pazartesi günü başlayan başvurular 12 Şubat´ta sona erecek. YGS 11 Nisan´da yapılacak. Üniversiteye girişte ikinci aşama olan Lisans Yerleştirme Sınavları´nın (LYS) başvuru tarihi 3-14 Mayıs, LYS
tarihleri de 19-20 Haziran ile 26-27 Haziran olarak belirlendi.

Üniversiteye hazırlanan öğrencilere izin

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sağlık raporu almak yerine velilerinin başvurması halinde toplam 25 güne kadar izin verilmesini kararlaştırdı.
Öğrencilerin, 25 günü özürlü olmak üzere toplam 45 gün okula devamsızlık hakkı bulunuyor. Öğrenciler, 25 günlük özürlü devamsızlık haklarını kullanmak için sağlık raporu almak zorunda kalmayacak.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu konuya ilişkin genelge yayımladı. Çubukçu, genelgede, ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, özürlü devamsızlıkları ile ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında tereddüte düşüldüğü yönünde Bakanlığa bilgiler geldiğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği’nin okula devamsızlık ile ilgili 40. maddesine işaret eden Çubukçu şu bilgileri verdi:
Söz konusu maddenin (b) bendinde “Ders yılı içinde toplam 20 gün özürsüz olarak devam etmeyen öğrenciler notları ne olursa olsun başarısız sayılır” ve (c) bendinde “Özürlü ve özürsüz devamsızlıklar ile okul yönetimince verilen izinlerin toplamı 45 günü aşamaz. Kaza, ölüm, doğal afet, yangın, gözaltına alınma, tutuklanma ve uzun süreli tedaviyi gerektiren hastalık nedeniyle yapılan devamsızlıkların özürlü devamsızlıktan sayılabilmesi için, özrün resmi kurumdan alınacak belge veya resmi/özel sağlık kurum veya kuruluşlarınca düzenlenecek raporla belgelendirilmesi ve özrü takip eden 5 iş günü içinde okul yönetimine bildirilmesi gerekir” hükümlerinin yer aldığını anımsattı.
SADECE BU YILA ÖZGÜ
Çubukçu, genelgede şunları kaydetti. “Ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin, yoğun bir çalışma temposu göstererek yükseköğretime hazırlandıkları bilinmektedir. 2010 yılında yükseköğretime geçişin YGS ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) şeklinde iki aşamalı sınavla yapılacağı ve bunlardan YGS’nin yapılacak olması da göz önünde bulundurularak, öğrencilerimizin sınav streslerinin azaltılması, derslere motivasyonlarının sağlanması ve sınavlara psikolojik olarak daha rahat girmeleri amacıyla bu öğrenim yılına mahsus olarak ilgili yönetmeliğin 40. maddesinin ikinci fıkrasının c bendinde belirtilen özürlerin yanı sıra öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği sürenin de özürlü devamsızlıktan sayılması öğrenci ve velilerine moral
kazandıracaktır.”.

İTÜ´de yeniden yapılanma hazırlığı

14 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Dünyası

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Şahin, üniversite olarak hedeflerinin dünyanın sayılı en iyi üniversiteleri arasına girmek olduğunu açıkladı.
İstanbul Teknik Üniversitesi, köklü bir değişime gidiyor. Geçen yıl öğrenci sayısını sabitleyen üniversite, gelecek yıllarda da mevcudunu 7 bine düşürerek yüksek lisans eğitimine ağırlık vererek araştırma geliştirme (. Hedef, Ar-Ge alanında dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasına girmek.
İNGİLİZCE EĞİTİM
Üniversite, yerli helikopterden, uyduya ve ´bilim insanı´ geliştirmeye kadar altı proje için 250 milyon TL´lik bütçe ayırdı. İTÜ´de 1.5 yıldır rektörlük yapan Prof. Dr. Muhammet Şahin, Türkiye´nin en çok patent üreten teknoparktan, gizli yürüttükleri askeri güvenlik projelerine kadar her alanda iddialı olduklarını söyledi.
Prof. Dr. Şahin, “Devlet Planlama Teşkilatı´nın talebi ve 35 milyon TL kaynakla 2002´de start verilen ´arıkopter´ projesi, bu senenin sonunda tamamlanıyor. Uydu projesi için de yaklaşık 10 milyon TL ayrıldı. Üzerine daha büyük kameraların konulacağı bu uydu sayesinde “ABD bizi
evimizin içine kadar görüntülüyor” söylemi artık Türkiye için de kullanılabiliyor olacak” dedi.
Rektör Şahin, Teknopark projelerine 350´den fazla şirketin talip olduğunu vurgulayarak, çalışmalara hız verdiklerini belirtti. Tartışmalı olmasına rağmen önümüzdeki eğitim- öğretim yılında yüzde 100 İngilizce eğitime geçeceklerini belirtti.

40 yaşındayım, KPSS ile memur olabilir miyim?

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori KPSS

KPSS sınav sonuçları, kamuya personel alımlarında başvurulan ana sınavdır. Bu sınav sonuçlarına dayalı olarak bir çok statüde personel alımı yapılmaktadır. Aşağıda bu konuya ilişkin bir tablo bulunmaktadır.

Bu tablonun en önemli kısmı, ÖSYM aracılığı ile yapılan merkezi yerleştirme işlemleridir. Bu yerleştirme işlemleri en adil yerleştirme işlemleridir, zira sözlü sınav uygulanmamaktadır. İşte bu alımlarda genel olarak yaş şartı aranmamaktadır.

PERSONEL ALIM STATÜSÜ YAŞ SINIRI VAR MI? AÇIKLAMALAR
ÖSYM’nin yürüttüğü KPSS tercih işlemleri Yaş sınırı yok Merkezi yerleştirmeye esas yönetmeliğin ek-3. madde hükmü gereğince üst yaş sınırı konulmamaktadır. İlana çıkan kurumun mevzuatında yaş sınırı belirtiliyorsa üst yaş sınırı aranabilecektir. Ancak genel olarak ilanların yüzde 90′ında üst yaş sınırı yer almamaktadır.
4/B’li personel alımı Yaş sınırı konulabiliyor Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı çok sayıda sözleşmeli personel almaktadır.
2009 yılı Sağlık Bakanlığı alımı için buraya, 2009 yılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı alımı için buraya, SGK ve İŞKUR 4/B’li alımı için buraya, Sözleşmeli Zabıt katibi alımı için buraya, Sözleşmeli infaz koruma memuru alımı için buraya tıklayınız. Çoğu ilanda yaş şartı yer almamıştır.
Askeri kurumlara sivil memur alımı 31 yaşından gün almamış olmak şartı aranmaktadır. Genelkurmayın 2009 yılı sivil memur alımı için buraya, Hava Kuvvetleri Komutanlığının sivil alımı için buraya tıklayınız.
İşçi alımı Yaş sınırı yok İşçi alım yönetmeliğinin 7/c maddesi gereğince üst yaş sınırı konulmamaktadır.
POMEM alımları Yaş şartı var 3201 sayılı Kanunun ek 24. maddesi hükmü gereğince, erkekler ve bayanlar için sınav tarihi itibarıyle 27 yaşından gün almamak; askerliğini yapmı erkek adaylar için ise 29 yaşından gün almamış olmak şartı aranmaktadır.
İtfaiye eri alım ilanı Yaş şartı var İçişleri Bakanlığı genelgesi gereğince 30 yaş şartı aranmaktadır.
KPSS-A alımları Yaş şartı var Uzman, müfettiş, denetmen, kontrolör yardımcılığı ile kaymakam adaylığı alımlarında yaş şartı bulunmaktadır. Bu şartı her kurum için farklıdır. http://ilan.memurlar.net adresinden, geriye yönelik olarak yapacağınız aramalarda, kurumların eski ilanlarına bakarak, yaş şartı konusunda bilgi sahibi olmanız mümkündür.
Kalkınma ajanslarına uzman ve destek personeli alımı Yaş şartı yok Kalkınma Ajansları Personel Yönetmeliğinde sadece KPSS’ye girme şartı aranmayan kadrolar için 50 yaş şartı konulmuş olup, KPSS’ye dayalı alımlarda yaş şartı getirilmemiştir.

İlköğretim mezunları kamuya girebilir mi?

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori KPSS

İLKÖĞRETİM MEZUNLARI MEMUR OLABİLİR Mİ?

Memuriyete girişte ana kriter KPSS sınavıdır. KPSS sadece ortaöğretim, önlisans ve lisans düzeylerinde yapılmaktadır. Kamunun ihtiyacı olmadığından, ilkokul ve ortaokul mezunlarına yönelik bir KPSS sınavı yapılmamaktadır. Bu nedenle de, işçiler memur olamamaktadır.

Ancak özürlü memur alımları, KPSS dışında uygulanan bir sınavla yürütülmektedir. Kurumlar çoktan seçmeli test yapmakta ve en yüksek puan alan özürlü kişi memur olmaktadır. Özürlü memur alımlarında eğer kamunun ihityacı var ise ilköğretim mezunlarına yönelik kadro da açılabilmektedir. 2009 yılı ekim ayı özürlü memur alım ilanında, ilköğretim mezunlarına yönelik az da olsa kadro açılmıştır.

İLKÖĞRETİM MEZUNLARI SÖZLEŞMELİ OLABİLİR Mİ?

4/B’li sözleşmeli personel alımında KPSS sınav sonuçları kullanılmaktadır. İlköğretim mezunları KPSS’ye giremediği için, ilköğretim mezunları sözleşmeli personel olamamaktadır.

İLKÖĞRETİM MEZUNLARI İŞÇİ OLABİLİR Mİ?

İlköğretim mezunları işçi olabilmektedir. İlköğretim mezunları ihtiyacı olan kamu kurumları taleplerini İŞKUR’a bildirmekte, İŞKUR kayıtlı olan ve talepte bulunan adayları ilgili kuruma bildirmekte, yapılan kura sonucunda, işe girenler tespit edilmektedir. Sitemizin İşçi ilanları ve Askeri İlanlar bölümünde ilköğretim mezunlarına yönelik ilanlar bulunmaktadır.

KPSS-A’da yaş sınırı devam edecek

11 Mart 2010 Yazan admin  
Kategori KPSS

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı, 25 Şubat 2010 tarihi itibariyle Meclise sevk edilmiştir. Bilindiği üzere, Bakanlar Kurulunun tüm üyelerince imzalanıp Meclise sevk edilen kanun taslaklarına tasarı denilmekte olup, bunlar hükümetin onayını da aldıklarından, Mecliste daha kolay bir şekilde yasalaşmaktadır.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 7. maddesinde, Tapu ve kadastro uzman yardımcısı, tapu ve kadastro denetmen yardımcısı ve müfettiş yardımcısının mesleğe alınması düzenlenmiştir.

Her üç meslek grubuna atanmak için belirlenen yaş şartı şu şekildedir: “c) Yarışma sınavının yapıldığı gün itibarıyla otuz yaşını doldurmamış olmak”

Tasarı taslağının Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünden onaylanarak Bakanlar Kurulu üyelerinin önüne gelmesi ve ilgili bakanlarca imzalanıp Meclise sevk edilmesi, hali hazırdaki kamu yönetiminin kamuya kariyer meslek mensubu alımında, yaşça genç olanları tercih etmeye devam edeceğini göstermektedir. Daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere; Müfettiş, uzman, denetmen yardımcısı alımı tek bir kanun ile değil, her kamu kurumunun teşkilat yasasında ayrı ayrı düzenlenmiş/düzenlenmekte olup, kanuni düzenleme yapılmadığı sürece bu mesleklerdeki yaş sınırının kaldırılması da mümkün değildir.

Sonraki yazılar »