Yapı Kredi Bankası Personel Alımı Sınavı Soruları Cevapları 2010
->
Yapı Kredi Bankası Personel Alımı Sınavı Soruları Cevapları 2010. Yapı Kredi Bankası 2010 yılında işçi alımı gerçekleştiricek. Bakalım Yapı Kredi Bankası Personel Alımı için 2010 yılının hangi ayını seçicek. Kısa süre içerisinde bir ilan yaparlarda umarım, şu işsizlere biraz care olur. Yapı Kredi, Türkiye’de şuanda 844 şubesi ve 17 bin civarında çalışanıyla müşterilerine hizmet vermektedir. Gecen yıl içerisinde hızlı bir şekilde şubeleşme stratejisi izleyerek Türkiye’de bir rekora imza atarak 1 yıl içerisinde toplam 185 tane yeni şube açtı. Bu konuyla ilgili olarak Yapı Kredi İnsan Kaynakları’ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu, “Son 18 aya bakıldığımız zaman 240 yeni şube açtığımızı görüyoruz. Buda bizim, orta büyüklükteki bir banka kadar genişlediğimiz anlamına geliyor” dedi.
- 2010 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3 yada 3,5 büyüyeceğini öngördüklerini, Yapı Kredi olarak bu oranın üzerinde bir büyüme hedeflediklerini söyleyen Kavuncu: “Büyümenin itici güçlerinden birinin yeni açacağımız şubeler olacağını düşünüyoruz. Bu çerçevede 2010 yılı içinde 60 yeni şube açma planımız var. İstihdam da bu büyümeye paralel olarak artacak.” Yapı Kredi, 2010 yılında 1.200 kişiyi daha bünyesine katmayı hedefliyor.
Yapı Kredi Personel Alımı Süreci
- Adaylarda aranan ilk özellik, üniversite mezunu olmaları. Deneyimsiz alımlarda 28 yaşını aşmamış, lisans mezunu ve tercihen yabancı dil bilen, erkek adaylar için askerliğini tamamlamış ve/veya en az 2 yıl tecil hakkı olan, uzun soluklu çalışabilecek genç yetenekler tercih ediliyor. Bununla birlikte banka, pozisyona bağlı olarak toplu alım planlaması da yapabiliyor. İşe alınan adaylar yoğun bir eğitim döneminden geçiyor. Ekim 2009’da açılan Bankacılık Akademisi bünyesinde bankaya katılacaklar için pozisyonlarına göre 30 ila 40 gün arasında değişen eğitim programları mevcut.
Türk Standardları Enstitüsü Mühendis, Memur, Tekniker ve Avukat Alım İlanı
->
Türk Standardları Enstitüsü merkez ve taşra birimlerinde istihdam edilmek üzere toplam 72 adet kadrolu personel alınacaktır. Başvurular, istenilen belgelerle birlikte 23 Kasım 2009 tarihinden 07 Aralık 2009 günü mesai saati bitimine kadar şahsen veya posta ile yapılmalıdır.
Türk Standardları Enstitüsünden:
SINAV DUYURUSU
Enstitümüzün merkez ve taşra birimlerinde istihdam edilmek üzere aşağıda kadro unvan ve sayıları belirtilen toplam 72 adet kadrolu personel alınacaktır.
| Kadro Unvanı | Öğrenim Düzeyi | Bölümü | Personel Sayısı |
| Mühendis | LİSANS | Elektrik, Elektronik, Elektrik-Elektronik, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümü mezunu | 8 |
| Mühendis | LİSANS | Makine Mühendisliği bölümü mezunu. | 12 |
| Mühendis | LİSANS | Kimya Mühendisliği bölümü mezunu. | 6 |
| Mühendis | LİSANS | İnşaat Mühendisliği bölümü mezunu. | 4 |
| Mühendis | LİSANS | Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu. | 4 |
| Mühendis | LİSANS | Gıda Mühendisliği bölümü mezunu. | 3 |
| Mühendis | LİSANS | Orman Endüstri Mühendisliği bölümü mezunu. | 2 |
| Mühendis | LİSANS | Metalurji Mühendisliği bölümü mezunu. | 2 |
| Memur | LİSANS | Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri mezunu. | 7 |
| Memur | LİSANS | Hukuk Fakültesi mezunu. | 3 |
| Avukat | LİSANS | Hukuk Fakültesi mezunu. | 3 |
| Tekniker | ÖNLİSANS | MYO Makine, Makine-Resim Konstrüksiyon, Mekatronik Bölümü mezunu. | 7 |
| Tekniker | ÖNLİSANS | MYO Elektrik, Elektronik, Elektrik-Elektronik, Elektronik Haberleşme, Endüstriyel Otomasyon, Endüstriyel Elektronik bölümü mezunu. | 3 |
| Tekniker | ÖNLİSANS | MYO İnşaat, İnşaat Teknikerliği bölümü mezunu. | 3 |
| Tekniker | ÖNLİSANS | MYO Bilgisayar Donanımı, Bilgisayar ve Enformasyon Sistemleri, Bilgisayar Operatörlüğü ve Teknikerliği bölümü mezunu. | 2 |
| Tekniker | ÖNLİSANS | MYO Ağaç İşleri bölümü mezunu. | 1 |
| Memur | ÖNLİSANS | MYO Büro Yönetimi, Büro Yönetimi ve Sekreterlik, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümü mezunu. | 2 |
1- SINAVA GİRİŞ ŞARTLARI
1) Türk vatandaşı olmak,
2) Giriş sınavının yapıldığı yılın Ocak ayının ilk günü itibariyle 30 yaşını doldurmamış olmak, (01/01/1979 ve sonraki tarihlerde doğmuş olanlar.)
3) Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
4) Erkek adaylar için askerliğini yapmış veya erteletmiş olmak ya da askerlikle ilişkisi bulunmamak,
5) Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis, veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak,
6) Görevini devamlı olarak yapmaya engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özrü bulunmamak,
7) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 28-29 Haziran 2008 ve 21 Eylül 2008 tarihlerinde yapılmış olan Kamu Personel Seçme Sınavlarından (2008-KPSS Lisans ve 2008 KPSS Ortaöğretim/Önlisans) birine girmiş ve bu sınavlardan Lisans mezunları için KPSSP3, önlisans mezunları için KPSSP93 puan türünden en az 60 puan almış olmak,
Lisans mezunları için; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 28-29 Haziran 2008 tarihlerinde yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS)’nın yabancı dil bölümünden (İngilizce, Almanca ve Fransızca) en az 42 (% 70) soruya doğru cevap vermiş veya Kamu Personeli Yabancı Dil Sınavından (KPDS 2007, 2008 ve 2009 yıllarındaki sınavlar) en az (C) düzeyinde puan almış olmak veya geçerlilik süresi dolmamış olmak kaydıyla TOEFL IBT Sınavından 65 ve üzeri, TOEFL PBT Sınavından 470 ve üzeri puan almış olmak,
9) Avukat kadrosuna atanacaklar için avukatlık ruhsatına sahip olmak.
2- BAŞVURU
Enstitü kadrolarına yapılacak atamalar için başvurular, 3 üncü bölümde belirtilen belgelerle birlikte 23 Kasım 2009 tarihinden 07 Aralık 2009 günü mesai saati bitimine kadar şahsen veya Türk Standardları Enstitüsü İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığı Necatibey Caddesi No 112 06100- Bakanlıklar/Ankara adresine posta ile (iadeli taahhütlü) yapılacaktır.
Bu tarihten sonra yapılacak başvurular dikkate alınmayacaktır. Posta ile yapılan başvurularda, belgelerin Enstitü Genel Evrak birimine en geç 07 Aralık 2009 tarihine kadar teslimi gerekmekte olup postadaki gecikmeler dikkate alınmayacaktır.
Adaylar sadece bir kadro unvanı için başvuruda bulunacaktır. Birden fazla kadro unvanı için başvurulması halinde, başvuruların her ikisi de geçersiz sayılacak, bu durumdaki adayın ataması yapılsa dahi iptal edilecektir.
3- BAŞVURU BELGELERİ
1) Türk Standardları Enstitüsü İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığından veya http://www.tse.org.tr web-sitesinden temin edilip doldurulacak “İş Talep Formu”,
2) T.C. Kimlik Numarası beyanı,
3) Adayların kendi el yazılarıyla yazdıkları kısa özgeçmişleri (Kompozisyon biçiminde ve bir sayfayı geçmeyecek şekilde),
4) Öğrenim belgesinin veya çıkış belgesinin aslı veya kurumca onaylı örneği, (Yabancı okul mezunları için denklik belgesi),
5) KPSS sonuç belgesinin aslı veya onaylı örneği,
6) KPDS veya TOEFL sonuç belgesinin aslı veya onaylı örneği,
7) Erkek adayların askerlik ile ilişiği olmadığına dair yazılı beyanı,
Görevini devamlı olarak yapmaya engel bir durumu bulunmadığına dair yazılı beyanı,
9) Sabıka kaydına ilişkin yazılı beyanı,
10) Son 6 ay içerisinde çekilmiş 4,5×6 cm. ebadında 2 adet vesikalık fotoğraf,
Belgelerin aslı ibraz edilmek kaydıyla, fotokopileri İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca tasdik edilebilecektir. Eksik belge ve bilgileri bulunan başvurular, başvuruları kabul edilip sınava girmeyenler ile şartları uymadığı halde başvuruda bulunanların başvuruları değerlendirmeye alınmayacaktır.
Posta ile yapılacak başvurularda adaylar, belgelerin noter onaylı suretlerini gönderebilirler ya da asıllarını göndermeleri durumunda fotokopileri İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığınca tasdik olunarak belgelerin asılları ise adaylara iade edilecektir.
Başvurusu kabul edilen adaylar için ayrıca sınav giriş belgesi düzenlenmeyecektir.
4- SINAV ŞEKLİ
Giriş sınavı sözlü sınav – mülakat şeklinde yapılacaktır.
Başvuruda bulunan adaylar, öğrenim durumlarına uygun KPSS puanlarına göre en yüksek puan alan adaydan başlanarak sıralamaya tabi tutulacak ve her bir dalda alınacak eleman sayısının 4 katı aday sınava girmeye hak kazanacaktır. Ancak son sıradaki adayla aynı puanı almış olanlar da sınava katılmaya hak kazanacaktır.
Sıralama sonucunda sözlü sınav-mülakata katılmaya hak kazananların isimleri ile sınavın tarihi Enstitünün http://www.tse.org.tr web-sitesinde ilan edilecektir. Adaylara ayrıca tebligat yapılmayacaktır.
5- SINAV KONULARI VE DEĞERLENDİRME
Giriş sınavında; adayların mezun olduğu bölüm ile birlikte Türk Standardları Enstitüsünün ana faaliyet alanlarıyla ilgili konular, genel yetenek ve genel kültür düzeyleri, muhakeme, kavrayış, ifade ve temsil kabiliyeti, fiziki durumları ile davranış ve tepkilerinin Enstitüye uygunluğu değerlendirilecektir.
Giriş sınavında başarılı sayılabilmek için, sınav komisyonu üyelerinin her birinden 100 tam puan üzerinden en az 60 puan almak kaydıyla, ortalamanın en az 70 puan olması gerekir.
Sınavda başarılı olanların sayısı; ilan edilen kadro sayısından fazla ise, en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere sıralama yapılarak belirtilen kadro sayısı kadar aday, giriş sınavını başarmış kabul edilecektir. Giriş sınavında 70 ve üzerinde puan almış olmak, bu sıralamaya giremeyen adaylar için müktesep hak teşkil etmeyecektir.
Sınavda başarılı olanların sayısı ilan edilen kadro sayısından daha az ise sadece başarılı olanlar sınavı kazanmış kabul edilecektir.
6- SINAV YERİ
Giriş Sınavı Enstitünün Necatibey Cad. No 112 06100-Bakanlıklar/Ankara adresinde yapılacaktır. Giriş Sınavına girmeye hak kazanan adaylar, Enstitünün web-sitesinde her bir aday için belirtilen tarih ve saatte yukarıda belirtilen adreste nüfus cüzdanı veya sürücü belgesi gibi fotoğraflı ve onaylı bir kimlik belgesiyle hazır bulunacaklardır.
7- KAZANANLARIN İLANI VE ATANMASI
Sınavı asil ve yedek olarak kazananlar Enstitünün http://www.tse.org.tr web-sitesinde ilan edilecektir. Sınavda başarılı olanların Enstitüce kendilerine bildirilen süre içinde İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığına başvurmaları gerekmektedir. Kazanan adaylar kendilerine bildirilen tarihe kadar istenen belgelerle birlikte müracaat etmeleri halinde atamaları yapılır. Bildirilen tarihe kadar müracaatta bulunmayanların, atamadan sarfınazar edenlerin, aranan şartlardan herhangi birini taşımadığının anlaşılması üzerine ataması yapılmayanların yerine, yedek listedeki adaylardan başarı sırasına göre atama yapılabilir. Ataması yapıldığı halde başlamayanların ya da çeşitli sebeplerle görevinden ayrılanların yerine de yeni bir giriş sınavı açılana kadar yedek listedeki adaylardan başarı sırasına göre atama yapılabilir.
Başvuru ve işlemler sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılarak atamaları yapılmaz, atamaları yapılmış olsa dahi iptal edilir. Bu kişiler, hiçbir hak talep edemezler ve haklarında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanmak üzere, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
Duyurulur.
MEB, Müdür ve müdür yardımcılığı sınavı sonuçlarını açıkladı
31 Ekim 2009 ve 1 Kasım 2009 tarihlerinde yapılan eğitim kurumları müdür ve müdür yardımcılığı sınavı, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine dayanılarak yürütülmektedir. (Tıklayın). Yönetmeliğin 14. maddesine göre, sınavlardan 100 tam puan üzerinden 60 ve daha yukarı puan alan adaylar başarılı sayılmaktadır. Sınav sonuçlarının açıklanmasının akabinde nasıl bir süreç takip edileceği yönetmeliğin Beşinci Bölümünde (Madde 17-29) açıklanmıştır. Sonuçlar için tıklayınız.
01.11.2009 Tarihli Eğitim Kurumları Müdürlük Sınavı, Sınav Sonuç Bilgileri için Tıklayınız
31.10.2009 Tarihli Eğitim Kurumları Müdür Yardımcılığı Sınavı, Sınav Sonuç Bilgileri için Tıklayınız
YÖNETMELİĞİN İLGİLİ HÜKÜMLERİ
Atama yetkisi
MADDE 17 – (1) İller arası yer değiştirme suretiyle atamalar hariç olmak üzere bu Yönetmelik kapsamındaki eğitim kurumlarının her kademedeki yöneticileri valiliklerce atanır.
Müdür yardımcılığı için duyuru ve atama
MADDE 18 – (1) Atama yapılacak eğitim kurumu müdür yardımcılıklarına ihtiyaç duyulan zamanlarda valiliklerce il genelinde her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az on gün önce duyuru yapılır. Duyuruda; atama yapılacak eğitim kurumlarının adları, tipleri, başvuracaklarda aranacak şartlar ve diğer hususlar belirtilir.
(2) Müdür yardımcılığı sınavını kazanmış olan yönetici adayları, duyurusu yapılan boş müdür yardımcılıklarına atanmak üzere, bu Yönetmelik eki Ek-1 Yöneticilik İstek Formu ile en fazla on eğitim kurumunu tercih etmek suretiyle elektronik ortamda İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetim Bilgi Sistemi (İLSİS) üzerinden başvuruda bulunabilirler.
(3) Başvuruda bulunan adayların atamaları sınav puanı üstünlüğüne göre yapılır.
(4) Atama sonuçları elektronik ortamda duyurulur.
Müdür başyardımcılığına duyuru ve atama
MADDE 19 – (1) Atama yapılacak eğitim kurumu müdür başyardımcılıklarına ihtiyaç duyulan zamanlarda valiliklerce il genelinde her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az on gün önce duyuru yapılır. Duyuruda; atama yapılacak eğitim kurumlarının adları, tipleri, başvuracaklarda aranacak şartlar ve diğer hususlar belirtilir.
(2) Yapılan duyuru üzerine, en az bir yıl süreyle yöneticilik yapmış olmak kaydıyla, duyuruda belirtilen esaslar çerçevesinde duyurusu yapılan boş müdür başyardımcılıklarına atanmak üzere, bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 Yöneticilik İstek Formu ile en fazla on eğitim kurumunu tercih etmek suretiyle başvuruda bulunabilirler.
(3) Başvuruda bulunanlar arasından bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek- 2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda oluşacak puan esas alınarak, tercihleri doğrultusunda puan üstünlüğüne göre atama yapılır.
Müdürlük için duyuru ve atama
MADDE 20 – (1) Atama yapılacak eğitim kurumu müdürlüklerine ihtiyaç duyulan zamanlarda valiliklerce il genelinde her adayın bilgi sahibi olmasını sağlayacak şekilde başvuru tarihinden en az on gün önce duyuru yapılır. Duyuruda; atama yapılacak eğitim kurumlarının adları, tipleri, başvuracaklarda aranacak şartlar ve diğer hususlar belirtilir.
(2) Müdürlük sınavını kazanmış olan yönetici adayları, duyurusu yapılan boş müdürlüklere atanmak üzere, bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 Yöneticilik İstek Formu ile en fazla on eğitim kurumunu tercih etmek suretiyle elektronik ortamda İLSİS üzerinden başvuruda bulunabilirler.
(3) Başvuruda bulunan adayların atamaları, Müdürlük sınavından almış oldukları puan ile bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılan değerlendirmede aldıkları puan dikkate alınmak suretiyle oluşacak toplam puan esas alınarak, tercihleri doğrultusunda puan üstünlüğüne göre yapılır. Sonuçlar elektronik ortamda duyurulur.
Adalet Bakanlığı personeli ile ilgili düzenlemeler
çinde bulunduğumuz Ekim ayında,
KURUM İDARİ KURULU TOPLANTISINA İLİŞKİN BİLGİ NOTUDUR
Bilindiği gibi, Ekim/2009 Dönemi Kurum İdari Kurul Toplantısının Gündem Belirleme toplantısı 13 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirilmişti. Bu toplantıda Sendikamızın gündem önerileri içerisinde yer alan genel uygulamalara ilişkin sorunların çözümü ile bazı adliyelerin yerel sorunları noktasında Adalet Bakanlığı 27.10.2009 tarihinden önce bir takım girişimlerde bulunduğunu ifade etmiş ve bu açıklamanın ardından toplantıya başlanılmıştır.
Toplantıya Adalet Bakanlığını temsilen; Müsteşar Yardımcısı Mustafa KÖKÇAM, Hukuk İşleri Genel Müdürü Ayhan TOSUN, Personel Genel Müdürü Birol ERDEM ve İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanı Enver KAYA ile Sendikamızı temsilen İzmir Şubemizden Selma ŞEN, Ankara 1 Nolu Şubemizden Vildan KESKİN, Balıkesir Şubemizden Levent TANCAN ve Bursa Şubemizden Fatih AKIN katılmışlardır.
ÇALIŞMA KOŞULLARINA İLİŞKİN SORUN ve TALEPLER;
- Ulaşım Sorunu:
- Daha önceki Kurum İdari Kurul Toplantılarında Sendikamızın karar altına aldırdığı ve Büyükşehir Belediyesi olan 16 ilde uygulamaya konulan servis uygulaması ve/veya personelin yol ücretlerinin ödenmesi konusunda sıkıntı yaşanan, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerinde yer alan ancak 2009 yılı içerisinde yol ücretleri ödenmeyen G.Antep Oğuzeli, Bursa Gemlik, İstanbul Büyükçekmece gibi ilçelerdeki Adliyelerin personeline 2010 yılı bütçesinden pay ayrılarak gerekli ödemelerin yapılması,
a- 2010 yılından itibaren Büyükşehir olmayan ancak ulaşım sorunu bulunan diğer illerde de nüfusu ile orantılı olarak ve kademeli bir biçimde, belirli bir miktarla sınırlı olmak kaydıyla yol ücreti ödenmesi,
b- Ankara’da görev yapan Yargı Emekçilerine verilen kart sayısının arttırılması,
Konularında Sendikamızın taleplerinin karşılanmasına karar verilmiş ve Bakanlık Yetkilileri bu konu ile ilgili çalışmaları yılbaşından önce tamamlayacaklarını ifade etmişlerdir.
- Lojman Sorunu:
Sendikamızın 13.10.2009 tarihinde ilettiği talepler içerisinde yer alan Lojman Sorunuyla ilgili olarak Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Yönetim Kurulu tarafından İlke Kararı alındığı ve bir yazı çıkartılarak tüm birimlere dağıtımının yapıldığı bildirilmiştir.
Lojman sorunuyla ilgili İlke Kararı ile, Lojman tahsisinde beş yıllık süreye bağlı kalınması ve makam kontenjanlarının kaldırılması yönünde karar alındığı ve bu suretle tüm personelin lojmanlardan faydalandırılmasının olanaklarının arttırıldığı ifade edilmiştir.
- Yemek Hizmeti:
Taşra Teşkilatına yemek ödeneği gönderilmesi ve Yemek Yardımı Yönetmeliğinin uygulanması konusunda ilgili Savcılıklara yazı yazılacağı bildirilmiştir.
Büyükçekmece, Van, Eskişehir, Manisa ve Bandırma Adliyelerinin yemek sorununun da bu çerçevede çözülmesi için girişimlerde bulunulacağı ifade edilmiştir.
- Kreş Hizmeti:
Bakanlık tarafından, tüm Yargı Emekçilerine yönelik olarak Kreş Hizmeti verilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağı; Bakırköy Adliyesinin Kreş sorunu ile ilgili olarak Bakırköy Belediye Başkanlığı, Bakırköy Kaymakamlığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ortak bir çalışma yürüttüğü ve sorunun kısa zamanda çözüleceği bildirilmiştir.
- Baz İstasyonu:
Adalet Bakanlığı Gazi Ek Hizmet Binasında bulunan baz istasyonunun kaldırılması ile ilgili gerekli inceleme ve çalışmaların yapılacağı bildirilmiştir.
- X-Ray Cihazı:
İşyerlerinde personelin x-ray cihazından geçirilmesinin personele karşı güvensizlik anlamına geldiği ve sağlığı olumsuz etkilediği için kaldırılması yönündeki talebimizin değerlendirileceği ifade edilmiştir.
- Turnike:
Turnikelerin performans esaslı yönetim modeline esas teşkil edeceğinden dolayı kaldırılmasına yönelik talebimize karşılık; binaların iç kısımlarındaki turnikelerin kaldırılması yönünde bir çalışmanın yürütülebileceği bildirilmiştir.
ÜCRET DÜŞÜKLÜĞÜ VE DENGESİZLİĞİNİN GİDERİLMESİNE İLİŞKİN SORUNLAR VE TALEPLER;
- Yargı Hizmetleri Sınıfı adı altında yeni bir sınıf oluşturulmasına ilişkin talebimiz; yasal değişiklik sürecinde Adalet Bakanlığı Merkez Teşkilatı ile Yüksek Mahkemeler de dahil edilerek Yargı Hizmetleri Sınıfının oluşturulması hususunda Adalet Bakanlığının görüş bildireceği ifade edilmiştir.
- Adalet Hizmetleri Tazminatının arttırılması ve merkez taşra ayrımı yapılmaksızın tüm personele ödenmesine ilişkin talebimiz; Maliye Bakanlığınca 2010 yılı Ocak ayında yayımlanacak olan Yan Ödeme Kararnamesine dahil edilmek üzere Sendikamızla ortak bir çalışma yapılması noktasında mutabakata varılmış olup, önümüzdeki ay içersinde Personel Genel Müdürlüğü ile Sendika Yetkililerimizin çalışmaları başlayacaktır.
- Fazla mesai uygulamalarındaki ve ücretlerindeki sorunların çözümü ve fazla mesai ücretlerinin üç kattan beş kata çıkartılması yönündeki talebimiz; 3717 sayılı yasa tasarısının tekrar Meclis gündemine getirileceği ve bu sorunun yasa yolu ile çözüleceği ifade edilmiştir.
- Banka Promosyonlarının ödenmesine ilişkin yaşanan sorunların çözümü için; Denizli Adliyesinde promosyon ücretlerinden kesinti yapılmasına ilişkin uygulamanın kaldırılması ve kesilen ücretlerin geri ödenmesi konusunda ilgili Başsavcılık ile görüşme yapıldığı, bundan sonra yapılacak olan Banka Promosyon Sözleşmelerinin ise Başbakanlık Genelgesine uygun olarak yapılacağı ifade edilmiştir.
- 3717 sayılı Kanunun yeniden düzenlenmesine ve 21 Kasım 2008 tarihinden bu yana ilgili banka hesaplarında biriken paraların dağıtılmasına ilişkin talebimiz; Bakanlık tarafından hazırlanan tasarının TBMM’den geri çekilmesinden sonra yeni bir tasarı hazırlığının Maliye Bakanlığı ile birlikte sürdürüldüğü ve yasal düzenlemenin kısa sürede yapılmasının beklendiği ifade edilmiştir.
Konuya dair Sendikamızın TBMM Komisyonlarına ve Siyasi Parti Grup Başkanlıklarına sunmuş olduğu gerekçeli Kanun Tasarısı Teklifi Adalet Bakanlığına tekrar sunulmuş; Keşif ücretlerinin tek bir havuzda toplanarak eşit bir şekilde dağıtımı, ek ödemelerden mahsup edilmemesi, emekli keseneğine eklenmesinin esas alınması üzerinden hazırlanan yasa teklifimiz Bakanlık yetkilileri tarafından değerlendirilmek üzere alınmıştır.
Adalet Bakanlığınca yapılan açıklamada, yapılacak olan yasal düzenlemede; Adliyelerin kendi hesaplarında biriken paraların eski usuller çerçevesinde personele dağıtımın yapılmasının ve personelin mağduriyetinin giderilmesinin göz önünde bulundurulacağı hususu ifade edilmiştir.
Adalet Bakanlığının konuya dair düşüncesi Sendikamızın önerisiyle örtüşmemektedir. Adalet Bakanlığının halen bankalarda birikmiş olan miktarlar konusundaki düşüncesinin, her bir Adliye’nin kendi hesabında biriken miktarın Hakim, Savcı ve Sözleşmeli Personel dışında kalan personele eşit oranda dağıtılması olduğu açıklanmıştır.
Geleceğe yönelik olarak ise, hazırlanan tasarılardan birisinin: halen vatandaşlardan alınan miktarın 1/2 oranında düşürülmesi ve bahse konu yasanın yürürlüğe girmesinin ardından vatandaşlar tarafından yatırılacak olan miktarların da sadece keşfe giden personele ödenmesi noktasında olduğu beyan edilmiş, bir başka tasarının ise: mevcut oranın tahsiline devam edilmesi, ancak alınan miktarın ½’lik kısmının keşfe giden personele verilmeye devam edilmesi, diğer ½’lik kısmın ise Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumuna aktarılmasını içerdiği açıklanmıştır.
Sendikamızın ve bazı Milletvekillerinin Bilgi Edinme talepleri üzerine bankalarda biriken miktarların tespiti için yapılan çalışmaların sürdürüldüğü ancak henüz sonuçlanmadığı bildirilmiştir.
Havuz Parası olarak da adlandırılan Yol Tazminatları konusuyla ilgili olarak farklı dönemlerde, farklı kişi ve kurumlar tarafından yapılan sözlü ya da yazılı açıklamaların gerçekle bir ilgisinin olmadığı Adalet Bakanlığı yetkililerince açıklanmıştır.
Farklı kişi ve kurumların maksatlı olarak yayımladığı Yol Tazminatlarıyla ilgili bilgilerin gerçeklerle uzaktan ya da yakından bir ilgisi bulunmamaktadır.
Adalet Bakanlığında Yetkili Sendika olarak konuya ilişkin somut bilginin açıklanması konusunda Adalet Bakanlığı ve Sendikamız Genel Merkezi dışındaki kişi ya da kurumların muhatap alınmaması önemlidir.
- Fiilen bilgisayar kullananlara yıpranma tazminatı ödenmesine ilişkin talebimiz; Maliye Bakanlığınca yayımlanacak Yan Ödeme Kararnamesine eklenmek üzere Maliye Bakanlığına bir yazı yazılacağı ifade edilmiştir.
- Zabit Katiplerinin VHKİ kadrosuna ödenen tazminattan faydalandırılmasına ilişkin talebimize karşılık; Yargı Hizmetleri Sınıfının oluşturularak özlük haklarının iyileştirilmesinin sağlanması yönünde çalışmalar yapılacağı ifade edilmiştir.
SUÇÜSTÜ NÖBETLERİNDE YAŞANAN SIKINTILAR VE DÜZENLEMENİN YAPILMASINA İLİŞKİN TALEPLER;
Suçüstü Nöbetlerine ilişkin olarak Nöbet tutan personele izin kullandırılması ve/veya ücret ödenmesinin usul ve esaslarını belirleyen Sendikamızın hazırlamış olduğu Genelge taslağı Bakanlık Yetkililerine sunulmuş, bu Taslağın Bakanlığın çalışmalarında dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Suçüstü Nöbeti tutan personelin nöbet sonrası ulaşım sorununun da bu çerçevede çözüleceği ifade edilmiştir.
UYAP’A İLİŞKİN SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER;
UYAP ile ilgili olarak Elektronik imza, uzaktan eğitim sayfası, tarayıcı gibi teknik sorunların ilgili birimlerle yazışma yapılarak çözüleceği, UYAP eğitimlerinin bölgesel olarak büyük merkezlerde gerçekleştirilmesinin düşünüldüğü ifade edilmiştir. Duruşmaların UYAP üzerinden yapılması için ilgili birimlerin yazılı olarak uyarılacağı belirtilmiştir.
İCRA DAİRELERİNDE GÖREV YAPAN PERSONEL İÇİN İCRA MEMURLUĞU UNVANININ TAHSİS EDİLMESİNE İLİŞKİN TALEBİMİZ;
Bakanlık tarafından talebimiz olumlu ve yerinde olarak karşılanmış ve icra memurluğu kadrosunun tahsisi için gerekli çalışmaların yapıldığı ifade edilmiştir.
PERSONEL EKSİKLİĞİNİN GİDERİLMESİ VE İŞ YÜKÜNÜN AZALTILMASINA İLİŞKİN TALEBİMİZ;
Bakanlık tarafından adliyelerdeki Zabit Katibi ihtiyacının giderilmesi için 2009 yılına dair 6000 sözleşmeli Zabit Katibi ihdası konusunda Maliye Bakanlığı ile mutabakata varıldığı ve 3000 personelin işe başladığı, Aralık ayı içerisinde de 3000 personelin daha istihdamı için çalışmaların devam ettiği bildirilmiştir.
Kadrolu olarak Mübaşir ve Hizmetli Personel alımı için Maliye Bakanlığı ile 1000 kişilik kadro üzerinden mutabakatın sağlandığı ve 2010 yılı içerisinde atamalarının yapılması yönünde çalışmaların devam ettiği ifade edilmiştir.
HİZMET BİNALARININ İYİLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN TALEBİMİZ;
Bakanlık tarafından, daha önceki toplantıda ilettiğimiz Tire Adliyesi hizmet binasının durumuna ilişkin olarak yeni hizmet binası için 2010 yılı başında ihale işlemlerine başlanacağı ve sorunun çözüleceği bildirilmiştir. Uzunköprü Adliyesi gibi Adliyelerin hizmet binalarının iyileştirilmesi konusunda çalışmaların devam ettirildiği ve yeni hizmet binalarının yapılmasına ilişkin sorunların çözülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Sendika Temsilcilerimiz tarafından ayrıca, 2009 yetki döneminde 4/C’lilerin üyeliklerinin sayılmasına ilişkin yaşanan sorun ve sıkıntılar ifade edilmiş olup; Sendikamızın 4/C’li üyelerinin yetki tespit tutanaklarına dahil edilmeyip Türk Büro Sen’in 4/C’li üyelerinin yetki tespit tutanaklarına dahil edilmesinin hukuki olmadığı belirtilmiştir. Bakanlık tarafından 2010 yılı yetki tespit döneminde bu hususa dikkat edilmesi için Komisyonlara yazı yazıldığı ifade edilmiştir.
Adalet Bakanlığı ile Sendikamız arasında gerçekleştirilen 2009 yılı Ekim dönemi Kurum İdari Kurulu Toplantı Tutanağı imzaların tamamlanmasının ardından internet sitemizde yayınlanacaktır.
MEB’den harcırah taleplerine olumlu yanıt
Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitim Bir Sen’e verdiği cevapta, 31 Ekim ve 1 Kasım 2009 tarihlerinde yapılacak sınavlara, memuriyet mahalli dışındaki yerleşim birimlerinde girecek öğretmenlere, 6245 Sayılı Harcırah Kanunu uyarınca, geçici görev yolluğu ödenebileceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığınını yazısında,
“31/12/2005 tarih ve 26040-3. mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 22. maddesinin (a) bendinde; ‘Yurtiçi görev yolluklarının ödenmesinde;
-Görevlendirme yazısı ve harcama talimatı,
-Yurtiçi/yurtdışı Geçici Görev Yolluğu Bildirimi (örnek 27)
-Yatacak yer temini için ödenen ücretlere ilişkin fatura,
Ödeme belgesine bağlanır’ hükmü ile yine aynı Yönetmeliğin 27’nci maddesinin (e) bendinde ise ‘Görevine ait mesleki ve sıhhi yeterliliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine sınav için gönderilenler ile yurtiçinde mesleki bilgilerini artırmak amacıyla memuriyet mahalli dışında açılan kurs veya okullara gönderilenlerin söz konusu sınav veya kursa katıldığını gösteren belgenin ödeme belgesine bağlanması gerekir’ hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, görev mahalli dışında düzenlenen müdür ve müdür yardımcılığı sınavına katılan personele kadrosunun bulunduğu yer tarafından geçici görev yolluğunun ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir” denildi.
Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın cevabi yazısından anlaşıldığı üzere, eğitim kurumları müdür ve müdür yardımcılığı seçme sınavlarına girecek adaylara geçici görev yolluğu ödenecektir. Bunun için, görev mahalli dışında seçme sınavına girecek öğretmenlerin kurumlarından izin onayı almaları gerekmektedir.
Doktora Yapan Öğretmenlere İzin

Türk Eğitim Sen tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Personeli İzin Yönergesinin 41. maddesinde yüksek lisans yapan öğretmenlere tanınan izin hakkının doktora yapan öğretmenleri de kapsayıp kapsamadığı hususunda yaşanan tereddütler üzerine Bakanlığa yazılan yazıya cevap verilmiştir.
Sendika yönetimi, bir ilimizde doktora eğitimi yapan bir üyesinin izin talebine kurumunca olumsuz cevap verilmesi üzerine Bakanlığa yazı yazmıştı.
Milli Eğitim Bakanlığı gönderdiği cevabi yazısında söz konusu Yönerge maddesinde yüksek lisans öğrenimine devam edenlere izin verilebileceği belirtilse de doktora eğitimi alanlara da öğrenim izninin verileceği açıklamasını yapmıştır.

Öğrencilere Domuz Gribi Aşısı Kasım’da Başlıyor
Sağlık Bakanlığı; Sağlık personeli, öğretmen ve öğrencilere aşı kasımda başlıyor.
Sağlık Bakanlığı sağlık personeli için aşı uygulamasını 2 Kasım 2009 Pazartesi günü başlatırken, öğrenci ve öğretmenlerin aşılanmasına da Kasım ayı ortasında başlanacak. Sağlık Bakanlığı Pandemi Bilim Kurulu Türkiye’deki H1N1 aşı takvimini belirledi. Aşı takvimine göre, öncelik sırası sağlık çalışanlarının. Tetkikleri tamamlanan ilk aşılar 2 Kasım’dan itibaren sağlık kuruluşlarında personele uygulanmaya başlanacak. Aşılar daha sonra hacılara uygulanmaya başlanacak. Daha sonra risk grubu olarak öğrencilere okullarda aşılama yapılacak.Öğrenci ve öğretmenlerin aşılanması 15 Kasım’da başlayacak.
AŞILAMA ÜCRETSİZ
Takvime göre vatandaşlar doğrudan aşı talebinde bulunamayacak. Sadece Kasım ayı sonunda risk grubunda yer alan vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvurmaları istenecek. Örneğin kalp, akciğer, şeker hastalığı gibi altta yatan hastalıkları olanlar, sağlık ocakları ve hastanelerde ücretsiz olarak domuz gribi aşısı vurdurabilecek.
İlk test ısı ölçerle
Domuz gribine önlem olarak sınır kapılarında sağlık denetimleri arttırıldı. Özellikle Ortadoğu ile Avrupa arasında geçiş noktası olan Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı’nda hastalığın teşhisinde önemli rol oynayan ısı ölçer sayısı 6′dan 19′a çıkarıldı.
Zorla aşı yapacak değiliz
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Kimseyi zorla aşılayacak değiliz ama bu sigorta Türk halkının istifadesine hükümetimiz tarafından sunulmuş durumdadır” dedi. Akdağ, “Belli risk grupları, 24 yaşın üstünde önemli bir hastalığı olmayan gruplar için bilimsel kurullarımız şu anda aşılama gereğini işaret etmiyorlar” diye konuştu.
Cuma hutbesinde anlatılacak
Bugün cuma namazında, cuma vaazı ve hutbesinde din görevlileri domuz gribini anlatacak. Sağlık Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan halkın domuz gribine karşı bilinçlendirilmesi için yardım istedi. Vaaz ve hutbede domuz gribine yakalanmamak için kişisel temizlik kurallarına riayet edilmesi ve uzmanların açıklamalarına kulak verilmesi istenecek.
H1N1 değişmedi mutasyon yok
Domuz gribine yol açan H1N1 virüsünün şu ana kadar mutasyon geçirmediği ortaya çıktı. Yeni Şafak’a konuşan Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, Moleküler Biyoloji Araştırma Laboratuvarı’nda yaptıkları tetkikler sonucunda, H1N1 virüsünün yapısında hiçbir değişiklik olmadığını gördüklerini söyledi. Ertek, “En çok endişe ettiğimiz virüsün mutasyona uğramasıdır. Virüsler böylece daha tehlikeli bir hale gelebiliyor. Ancak Türkiye’de bugüne kadar bir değişim sözkonusu değil” dedi.
MEB Sistem İçin Düğmeye Bastı
Sosyal ve ekonomik kalkınmaya yönelik büyük hedefleri olan Türkiye için eğitim, en temel meselelerden biri. Toplumun çok büyük bir bölümü eğitimin önemi üzerinde hemfikir. Ancak, diğer birçok alanda olduğu gibi bu alanda da değerlendirmeler, genellikle verilere dayalı olmadan, parça parça ve bir bütün içerisinde düşünülmeden yapılıyor.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi bünyesinde 2003 yılında çalışmaya başlayan Eğitim Reformu Girişimi, araştırma, izleme ve savunu çalışmalarını tam da bu boşluğu doldurmak için yürütüyor. ERG’nin başlıca izleme ve araştırma etkinliklerinden olan Eğitim İzleme Raporu 2008 temel alınarak hazırlanan bu yazı dizisinde, Türkiye’de eğitim sisteminin ve eğitim politikalarının bugünkü durumunun bütüncül bir değerlendirmesi sunulacak. �Herkes için kaliteli eğitim� hedefine ulaşabilmek için sivil toplumun kamu politikalarını sürekli izlemesi ve karar verme süreçlerine katılması gerekiyor. Yazı dizisinin kamuoyunun eğitimle ilgili bilgi düzeyinin artırılmasına katkıda bulunmasını hedefliyoruz.
Üç yılda bir Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tarafından üye ve ortak ülkelerde uygulanan PISA testinde Türkiye’nin aldığı sonuçlar, çocuklarımızın başarı durumu hakkında hiç de iç açıcı bir tablo sunmuyor. En son 2006 yılında gerçekleştirilen PISA testinin sonuçlarına göre, Türkiye 30 OECD ülkesi arasında 29. olabildi, OECD ülkelerinin ortalaması 500 iken Türkiye 424 puan alabildi.
PISA testi, her ülkede 15 yaşındaki öğrencilere okuma, matematik okuryazarlığı ve fen okuryazarlığı alanlarında uygulanan bir sınav. Bu sınavda, öğrencilerin ne kadar bilgi sahibi olduğu değil, edindikleri bilgi ve becerileri günümüz toplumunda karşılarına çıkabilecek durumlarda nasıl kullanabildikleri ölçülmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bilgi yerine yaşam becerileri ölçülüyor. Ancak Türkiye’deki öğrencilerin bu alanda eksik oldukları açıkça ortaya çıkıyor: 2006′da öğrencilerimizin yüzde 47’si fen alanında, yüzde 52’si de matematik alanında temel yeterlilik düzeyinin altında kaldı. Örneğin matematik alanında öğrencilerin doğrudan çıkarım yapması ve dört işlemi başarıyla uygulaması temel yeterlilik düzeyine erişmek için yeterli. Ancak Türkiye’deki öğrencilerin yarısından fazlası bunu başaramadı.
PISA testi açıkça gösteriyor ki Türkiye’de eğitim sisteminin temel sorunlarından biri, öğrencilere günlük hayatta karşılarına çıkabilecek sorunları çözebilmeleri için gerekli bilgi ve becerilerin kazandırılamaması. Temel bir insan hakkı olan eğitimin ana işlevinin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda karar alabilen ve bunları uygulayabilen bireyler yetiştirmek olduğu göz önüne alındığında, eğitim politikalarının bu sorunun çözümüne yoğunlaştırılması gereği daha iyi ortaya çıkıyor.
Öğretim programları reformu
Türkiye’de üniversite öncesi eğitimden tek başına sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu sorunun çözümü için geçtiğimiz yıllarda çok önemli bir adım attı. Öğrenciye bilgi aktarımını temel alan ve öğretmeni merkeze alan bir öğretim programı yerine, öğrencinin bilgi üretim sürecine dahil olduğu ve bilgi yerine bilişsel becerilerin kazandırılmaya çalışıldığı yenilenmiş bir öğretim programına geçiş için düğmeye basıldı. 2008-2009 yılında ilköğretimde kademeli geçiş çalışmaları tamamlandı, ortaöğretimde ise devam ediyor.
Yeni programlar öğrenci merkezli aktif öğrenme üzerine kuruldu. Bu çerçevede öğrenci, soru soran, bilgiyi ortaya çıkarmaya ve değerlendirmeye çalışan, etkinlikler yoluyla kendi bilişsel gelişimine şekil veren etkin bir birey olarak değerlendirildi. Öğretmen ise öğrencilere rehberlik eden birey olarak konumlandırıldı. Ancak, eski programa göre eğitim vermeye alışmış yaklaşık 650 bin öğretmene yeni sisteme geçmelerini kolaylaştıracak yoğun bir hizmetiçi eğitim desteği verilemedi. Bilginin hızla değiştiği günümüz toplumunda öğretmenlerin bu değişime ayak uydurmasını kolaylaştıracak hizmetiçi eğitimler, Türkiye’de henüz çözülememiş bir durum olarak bekliyor: Yeni stratejik planda her öğretmenin beş yılda bir hizmetiçi eğitim almasının hedeflenmesi, durumun önemini gösterir nitelikte.
Öğretmenler de öğrenmeli
Öğretmenlerin yetkinliklerinin desteklenmesi için daha yenilikçi yollara ihtiyaç var. Bireysel araştırma ya da klasik bir hizmetiçi eğitim etkinliği olarak düzenlenen seminerler, bu yetkinlikleri desteklemek için etkili yollar değil. Öğretmenlerin birlikte çalışmasını, birbirinden öğrenmesini ve ortak ürünler çıkarmasını sağlamak gerekiyor. Dünyada bu alanda öne çıkan modellerden biri olan �akran koçluğu�nun ülkemizde daha yaygın biçimde uygulanması için yoğun çaba sarf edilmeli. Öğretmenlerin öğrenme süreçlerini belirli bir kazanımın geliştirilmesine yönelik olarak ortak biçimde tasarlamaları, izlemeleri ve değerlendirmelerini teşvik eden örnekler, hem yenilikçiliğe daha açık hem de yeni müfredatın ruhuyla daha uyumlu.
Yeni programın başarıya ulaşması için yapılması gerekenler bu kadarla sınırlı değil. Program, çocukları okula devam eden ve toplumun çoğunluğunu oluşturan anne-babalar için de önemli bir anlayış değişikliği gerektiriyor. Velilerin önemli bir bölümünün de yeni programların altında yatan beceri kazanmaya dayanan anlayışa ikna olmadığı, rekabetçi sınav sistemlerinin etkisinde kalarak çocuklarının daha fazla bilgi öğrenmesi gerektiği yönünde öğretmenlere baskı yaptıkları belirtiliyor. Bu sorunun aşılması için, yeni programın velilere daha iyi biçimde anlatılması ve öğrencilerin eğitiminde işbirliklerinin sağlanması şart.
Eğitim kaynakları göstergeleri
Yeni müfredatın başarıya ulaşabilmesi için öğrencilerin öğretmenleriyle daha yakın ilişki kurabilmeleri gerekiyor. Bu da, öğrenci ve derslik başına daha az öğrenci gerekliliği demek. İlköğretimde bu alanda önemli adımlar atılmış olsa da, Türkiye’de öğretmen başına düşen öğrenci halen 24. OECD ortalaması ise 16. İlköğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 20′ye düşürülebilmesi için 80 bin öğretmene daha ihtiyaç var. Derslik başına düşen öğrenci sayısında ise bölgeler arasında derin eşitsizlikler dikkat çekiyor. Yoğun göç alan İstanbul’da ilköğretim okulunda bir derslikte 49 öğrenci oturuyor, Güneydoğu Anadolu’da ise 44. Hükümet, derslik başına düşen öğrenci sayısının en fazla 30 olmasını hedefliyor. Bu hedefe ulaşılabilmesi için ilköğretimde 55-60 bin dersliğin, ortaöğretimde ise 75-80 bin arası dersliğin acilen yatırım programlarına alınması gerekiyor.
Öğrencinin kendi bilişsel gelişimini düzenleyebilecek şekilde güçlendirilmesi, eğer iyi uygulanabilirse, Türkiye’nin kalkınmasına çok büyük katkı sağlayacak bir hamle. Yeni öğretim programları, Türkiye’nin PISA gibi yaşam becerilerini ölçmeyi hedefleyen uluslararası testlerdeki durumunu düzeltmesini de sağlayabilir. PISA sonuçları, bazı başarı öykülerini de sunuyor: PISA 2000′de 470 puan alan Polonya, 2003 ve 2006′da puanlarını tutarlı bir biçimde yükseltti ve 2006′de OECD ortalamasının üstünde puan aldı. Bu durum, Polonya’da 1999′da uygulanmaya başlanan bütüncül ve kapsamlı bir eğitim reformuna bağlanıyor. Bu da gösteriyor ki, işin sırrı eğitimin tüm bileşenlerini (müfredat, öğretmenler, okullar…) aynı anda planlayan bütüncül bir eğitim stratejisi oluşturup uygulayabilmekte.
PISA testinin gösterdiği gerçek
Yukarıda PISA testlerinden bir soru var. Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yaklaşık yarısı, aşıların hangi durumlarda kullanılacağını bilmiyor. Bu sorudan önce bilginin çıkarsanabileceği bir metin de var. 15 yaşındaki çocukların yüzde 40′ı okula gitmediği düşünüldüğünde yanıtı bilen bir azınlık!
Eğitim ‘kıt olanaklar’ dikkate alınsa da kötü
Türkiye’de eğitim sistemiyle ilgili en çok öne sürülen iddialardan biri, ülkenin ekonomik durumu göz önünde bulundurulduğunda eğitimin durumunun iyi olduğu yönündedir. Oysa uluslararası karşılaştırmalar bunu doğrulamıyor. öğrencilerimizin aldığı sonuçlar ekonomik durumumuza göre bile kötü: Türkiye’nin gelir durumuna göre alması gereken ortalama puan 455, oysa Türkiye 424 puan alabildi. Gelir durumunun tek belirleyici olmadığını gösteren ülkeler de var: Milli gelirine göre 478 puan alması beklenen Finlandiya, tam 563 puan aldı.
DGS’de ‘Ek Yerleştirme’ Müjdesi
YÖK, meslek yüksekokulu öğrencilerinin üniversitelerin lisans programlarına yerleşebilmelerini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen Dikey Geçiş Sınavı sonuçlarına göre üniversitelere ”ek yerleştirme” kararı aldı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, YÖK konuya ilişkin hazırladığı yönetmelik taslağını Başbakanlığa gönderdi.
YÖK yetkilileri, mevcut yönetmelikte Dikey Geçiş Sınavı göre yapılan yerleştirme sonucunda üniversitelerde boş kalan kontenjanlara ek yerleştirmenin mümkün olmadığını belirterek, yönetmeliğin bu hükmünün değiştirildiğini bildirdi.
Dikey Geçiş Sınavı sonuçlarına göre ek yerleştirme yapılabileceğine ilişkin yönetmelik değişikliği taslağının Başbakanlığa gönderildiğini belirten yetkililer, bu uygulamayla meslek yüksekokulu öğrencilerinin teşvik edilmesinin amaçlandığını dile getirdi.
Yetkililer, Dikey Geçiş Sınavı sonuçlarına göre ek yerleştirme uygulamasının bu yıl başlayacağını kaydetti.
Dikey geçiş için halen devlet üniversitelerinde 112, vakıf üniversitelerinde 600, KKTC’deki üniversitelerde de 1302 boş kontenjan bulunuyor. Dikey geçiş için toplam 10 bin 431 kontenjan ayrılmıştı.
Dikey Geçiş Sınavı’na, meslek yüksekokulları ile Açıköğretim ön lisans programlarını başarıyla tamamlayan mezunlar katılabiliyor. Bu sınavı kazanan öğrenciler, örgün öğretim lisans programlarına dikey geçiş yapabiliyor.
BES: Hükümet ve YÖK yanlış adım atıyor
Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, YÖK’ün üniversitelerde Kürtçenin okutulmasının önünü açan kararını değerlendirdi ve “YÖK, Kürtçe dışındaki diğer yerel dillere negatif ayrımcılık yapmıştır. Ülkemizin çoğulcu, katılımcı, nitelikli demokratik kültürünün oluşabilmesi için hiçbir yerel dil ve kültüre kamu kaynaklarını kullanarak ayrımcılık yapılmamalıdır. YÖK´ün üniversitelerde yerel dillerde bölüm açılması yönündeki yasal engelleri kaldırarak, bu konudaki talep ve ihtiyaçları devlet üniversiteleri yerine özel üniversiteler maharetiyle çözülmesinin önünü açması gerekmektedir, dedi.
Hükümet tarafından da desteklenen üniversitelerde Kürtçe
mler açılması projesinin devlet üniversitelerini kullanarak, kamu kaynaklarını seferber ederek yapılmasının adil olmayacağını, çeşitli sıkıntıları beraberinde getireceğini, YÖK´ün kararının ayrıca Anayasaya ve üniversite özerkliğine aykırı olduğunu söyleyen BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Hükümetin ve YÖK´ün üzerine düşen görev bu konudaki yasal engelleri kaldırmak ve denetlenmesini sağlamak olmalıdır, dedi.



