Lisans mezunu hemşirelerin yönetim görevlerinde öncelik hakkı var

11 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

HEMŞİRELERİN GÖREVLERİ

Hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları yönetmeliğin 6. maddesinde sıralanmıştır. TIKLAYINIZ.

UZMAN HEMŞİRELİK

6283 sayılı Kanunun 8. maddesinde şu hüküm yer almaktadır:

“Lisans mezunu hemşireler meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edildikten sonra uzman hemşire olarak çalışırlar.”

Bu hükmün açılmı yönetmelikte yapılmıştır. Buna göre kanunda yer alan kapsamı net olmayan “meslekleriyle ilgili lisansüstü eğitim” ifadesi “hemşirelik anabilim dallarında ve bunların altında açılan lisansüstü eğitim” olarak değiştirilmiştir. Yönetmelikteki ilgili hüküm şu şekilde yer almıştır.

“Uzman hemşire
MADDE 7 – (1) Lisans mezunu hemşirelerden; yurtiçinde hemşirelik anabilim dallarında ve bunların altında açılan lisansüstü eğitim programlarından mezun olan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşireler ile yurtdışında bu programlardan mezun olup, diplomalarının denklikleri onaylanan ve diplomaları Bakanlıkça tescil edilen hemşireler alanlarında uzman hemşire olarak çalışırlar.
(2) Uzman hemşireler, temel hemşirelik rollerinin yanı sıra uzmanlığını yaptığı alana yönelik klinik bilgi, beceri, sağlık araştırmaları, danışmanlık hizmetleri, sağlık eğitim hizmetlerinin programlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde sorumluluk alır, uygular ve değerlendirir.”

BAŞHEMŞİRELERİN GÖREVLERİ

Başhemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları yönetmeliğin 9. maddesinde sıralanmıştır. TIKLAYINIZ.

SORUMLU HEMŞİRELERİN GÖREVLERİ

Sorumlu hemşirelerin görev, yetki ve sorumlulukları yönetmeliğin 10. maddesinde sıralanmıştır. TIKLAYINIZ.

LİSANS MEZUNLARININ ÖNCELİĞİ

Hemşire, uzman hemşire, gözetmen hemşire, yetki belgesine sahip hemşire, sorumlu hemşire ve başhemşire olmak üzere 5 statü bulunmaktadır. Bu statülerden yönetim görevini gösteren başhemşire, gözetmen hemşire ve sorumlu hemşire görevlendirmesinde “hemşirelikte en az lisans eğitimine sahip olmak” germektedir. Ancak kurum/kuruluşta, hemşirelikte lisans eğitimine sahip hemşire bulunmaması halinde diğer hemşirelerden de görevlendirme yapılabilir.

Kız arkadaşıyla tartışan üniversiteliden intihar girişimi

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

İnternette dehşet…Kameralı görüşmede silahı başına dayadı ve..

AYDIN’da internette görüntülü sohbet ettiği kız arkadaşıyla tartıştığı öne sürülen üniversite öğrencisi 22 yaşındaki E.Ç., başına dayadığı tabancayla intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan E.Ç., Aydın Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı.

Olay, Hasan Efendi Mahallesi, Mimar Kemalettin Caddesi’nde, saat 02.30 sıralarında meydana geldi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 3′üncü sınıf öğrencisi E.Ç. kaldığı öğrenci evinde, internetten görüntülü olarak ‘chat’ yaptığı kız arkadaşıyla belirlenemeyen nedenle tartıştı. Tartışmanın uzaması üzerine E.Ç., başına dayadığı tabancanın tetiğini çekti. Silah sesine koşan yan odadaki arkadaşları tarafından kanlar içinde yerde yatarken bulunan E.Ç., ambulansla Aydın Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun Bakım Ünitesi’ne alınan E.Ç.’nin hayati tehlikeyi atlamadığı açıklandı. E.Ç.’nin başına saplanan merminin bir bölümünün çıkartıldığı kalan kısmı için yeniden ameliyata alınacağı bildirildi. E.Ç.’nin Zonguldak’ta oturan ailesi Aydın’a gelmek üzere hareket etti.

Meslek liseleri krediye geçiyor

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Meslek liseleri, sınıf geçme yerine ders geçmeyi esas alan kredili sisteme dönüyor. Yeni sistemde öğrencinin liseye başladıktan sonra yeteneklerine göre alan değiştirebilmesi de kolaylaşacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, modüllere dayalı sistemin ders geçme yönetmeliği ile birlikte uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümünü, kredili sisteme geçmekte buldu. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun talimatıyla hazırlanan ve son aşamaya gelen yeni sistemde her dersin bir kredisi olacak.

UYGULAMA SENEYE BAŞLIYOR

1991-1994 yılları arasında meslek liseleri de dahil tüm liselerde uygulanıp daha sonra kaldırılan kredili sisteme geçilmesini amaçlayan çalışmalarda, her ders bir modül olarak ele alınıyor. Her modülün bir kredi değerinin olacağı sistemde, sınıf geçmek için gerekli krediyi toplayan öğrenci bir üst sınıfa geçecek. Mezuniyette de diploma alabilmek için kredi sınırı olacak. Uygulamaya mevzuat çalışmalarının tamamlanmasından sonra önümüzdeki yıl geçilebilinecek. Öğrencilerin yeteneklerine imkan vermek için getirilen yeni sistemde liseye başladıktan sonra alan değiştirilebilmesi de kolaylaşacak.

Şarkı yarışmasında lise öğrencilerine ahlâksız promosyon

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Kadıköy Belediyesi Sağlık ve Sosyal Dayanışma Vakfı (KASDAV) tarafından 13.sü düzenlenen Liseler Arası Müzik Yarışması’na katılan öğrencilere prezervatif dağıtıldı. Aileler söz konusu uygulamaya tepki gösterdi.

İstanbul’da özel ve devlet liseleri arasında düzenlenen KASDAV 13. Liselerarası Müzik Yarışması’nda skandal bir promosyon çalışmasına imza atıldı. Yarışmaya katılan 13-17 yaş arasındaki 150 öğrenciye sponsor firma tarafından prezervatif dağıtıldı. Kadıköy Bostancı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte dağıtılan promosyon hem öğrencilerde hem ailelerinde şok etkisi yaptı. Yarışmayı izlemeye gelen aileler, öğrencilerin ellerinde paketlerinden çıkarılmış prezervatifleri görünce büyük tepki gösterdi. Ailelerin büyük bölümü yarışmayı terk etti. Küçük kızıyla yarışmayı izlemeye gelen bir anne, yapılan uygulamanın ahlaksızlık olduğunu söyledi. İsmini vermek istemeyen şahıs, “Çocukların ellerinde o şeyleri görünce şaşırdım. Böyle rezillik olmaz. Buradaki çocuklar daha 13-14 yaşlarında. Onları ne amaçla dağıttılar anlam veremiyorum.” ifadelerini kullandı. Müzik yarışmasında okuluna destek olmak için gelen B.T. adlı öğrenciyse giriş kapısında kendilerine uzatılan prezervatifleri görünce şaşkınlık yaşadığını söyledi. B.T. “Herkese veriyorlardı, ben de aldım. Burası öğrencilerin katıldığı bir etkinlik. Burada

Ardahan’da öğretmen açığı polisle gideriliyor

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Ardahan’da görev yapan 400 öğretmenden 60′ının, eş durumu ve benzeri nedenlerle tayini çıkınca, ilde yaşanan öğretmen açığı üniversite mezunu polislerle giderilmeye çalışılıyor.

Tayini çıkan öğretmenler yerine atama yapılmayınca, Valilik öğretmen açığını kapatmak için ilginç bir çözüm buldu. Konuyla ilgili Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin çözüm içim çare bulmalarını isteyen Vali Mustafa Tekmen’in imdadına İl Emniyet Müdürü Abdurrahman Yılmaz yetişti.

Emniyet Müdürü Yılmaz’ın, üniversite mezunu polislerin derse girebileceği önerisine sıcak bakan Vali Tekmen, talimat vererek konunun halledilmesini istedi. Bunun üzerine emniyette görev yapan çeşitli branşlarda üniversite mezunu 60′a yakın polis, ek ücret karşılığında çeşitli okullarda derse girmeye başladı. Böylece, ilde yaşanan öğretmen açığı bu şekilde kapatılmış oldu.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, yaşanan öğretmen açığı nedeniyle ilde çeşitli okullarda görevlendirmek üzere 60 polisin görevlendirildiği belirterek, öğretmen açığını bu şekilde kapatmaya çalıştıklarını ifade etti.

Vali Tekmen, Ardahan’da ‘Eğitimi İyileştirme’ projesiyle adeta eğitim seferberliği başlattıklarını, üniversite sınavında bunun meyvelerini alacaklarını söyledi.

Sözleşmeli Öğretmenlerin Hazırlık Ödeneklerinden SSK Primi Kesilecek

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Öğretmenlere öğretim yılı boyunca ortaya çıkabilecek şahsi ihtiyaçlarının teminine katkıda bulunmak üzere bir defaya mahsus olarak ödenmekte olan öğretim yılına hazırlık ödeneklerinin ödenmesinde sözleşmeli öğretmenlerden SSK kesintisi yapılacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan yazıya istinaden hazırladığımız Eylül Ayı Dışında Göreve Başlayanlara Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği Ödenecek haberimizde 2009 yılı eylül ayında görevde olmayarak bu ödenekten yararlanamayan, ancak 01 Ekim 2009 tarihinden itibaren göreve başlayan öğretmenlere birinci dönem sonuna kadar %75, ikinci dönem içerisinde ise %50 oranında hazırlık ödeneğinin ödenmesi gerektiğini belirtmiştik.

Bakanlığın yazısına istinaden haberde yer verdiğimiz takvim doğrultusunda il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri bu ödenekten yararlanamayan öğretmenlere yasal hakları olan bu ödeneği zaman kaybetmeksizin ödemeleri gerekmektedir.

Bu kapsamda yapılacak ödemelerde diğer bir husus ise sözleşmeli öğretmenlerden yapılan SSK kesintileridir.

5510 Sayılı Kanun’un 80. maddesinin birinci fıkrası hükümlerinde hangi gelirlerden kesinti yapılacağı belirlenmiş, aynı fıkranın c bendinde ise diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanun´un uygulanmasında dikkate alınmaz. denilerek 5510 Sayılı Kanun dışındaki kesintilere ilişkin hükümlerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

Fıkra hükmü uyarınca da 657 Sayılı DMK’da öğretim yılına hazırlık ödeneğine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Ek 32. maddenin son cümlesi olan “Bu ödenek damga vergisi hariç diğer vergi ve kesintilere tabi tutulmaz” ifadesi hükümsüz kalmıştır.

Konuya ilişkin olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na yapılan bir bilgi edinme müracaatında kesintiye ilişkin bakanlıkça verilen cevap metni ;

5510 sayılı Kanun´un 80´inci maddesinin birinci fıkrasının c bendine atıfta bulunularak diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnalar bu Kanun´un uygulanmasında dikkate alınmaz. denilmektedir. Bu itibarla eğitim öğretim hazırlık ödeneğinden SSK primi kesintisi yapılması gerekmektedir

Uygulamada birliğin sağlanması ve farklı uygulamaların önüne geçilebilmesi için MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın konuya açıklık getirecek bir görüş yayınlaması gerektiği de unutulmamalıdır.

MEB,boş bulunan memur kadrolarına başvuru yapan personel listesi

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Personel Genel Müdürlüğü

Sayı:B.08.0.PGM.0.07.03.903.03.99/12494
03/03/2010

Konu: Memur Atama ve Nakillerin Durdurulması.

…………..VALİLİĞİNE (İl Millî Eğitim Müdürlüğü)

İlgi : Millî Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği.

İlgi Yönetmelik kapsamında, Bakanlığımız Merkez ve Taşra Teşkilatında münhal memur kadrolarına atanmaları yapılacakların belirlenebilmesine yönelik yapılması planlanan görevde yükselme sürecine ilişkin takvim belirlenmiş çalışmalar başlatılmıştır.

Bu kapsamda Yönetmeliğin 9’uncu maddesi gereği merkez ve taşra teşkilatındaki münhal memur kadrolar derece ve birim bazlı duyuruya çıkılacaktır.

Bu nedenle, 05/03/2010 tarihinden geçerli olmak üzere, ilan edilen memur unvanlı boş kadrolara her türlü atama, nakil ve yer değiştirme işlemleri ikinci bir emre kadar durdurulmuştur. Atama ve nakil işlemleri daha önceden başlayan memurların mağdur olmamaları için 05/03/2010 tarihine kadar ayrılma ve göreve başlama işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir. Aksi takdirde sorumluluk ilgili valiliklere ait olacaktır.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Necmettin YALÇIN
Bakan a.
Genel Müdür

MEB’in Kapasitesinin Güçlendirilmesi projesi eğitimleri Bursa’da başladı

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim sistemini daha etkin ve verimli kılıp, idari kapasitesini artırmak için hazırladığı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Kapasitesinin Güçlendirilmesi (MEBGEB) projesi eğitimleri Bursa’da başladı.

Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali İşbirliği 2006 Programı kapsamında finanse edilen projenin eğitim faaliyetleri kapsamında ülke genelinde ilköğretim okullarında görev yapan müdürler ve sosyal ortak temsilcilerden oluşan 400 kişiye ‘Okul Yönetimi ve Liderlik’ konulu ikişer günlük eğitimler veriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen 9 ilden yaklaşık 40 kişinin katıldığı ve 4-5 Mart tarihleri arasında devam edecek olan eğitimlerde öğretim görevlisi Prof. Dr. Mehmet Şişman ve Prof. Dr. Aypay görev yapıyor.

Almira Otel’de gerçekleştirilen eğitimlere katılanlar arasında Bursa’da görevli ilköğretim okulu müdürleri de bulunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın, dünya kamu yönetimlerinde çok hızlı gelişmeler olduğunu belirterek, Türkiye kamu yönetiminde de buna paralel gelişmeler yaşandığın söyledi.

Yalçın, bu kapsamda Bakanlık olarak son dönemlerde reform niteliğinde birçok yeniliğe imza attıklarını bildirdi.

Tüm kurumlarda kalite unsurunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Necmettin Yalçın, iş tanımlarının ve iş analizlerinin gözden geçirilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle eğitim alanında bu değerlendirmenin çok önemli olduğunu ifade etti. Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu yönde konunun uzmanları ve tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmalar gerçekleştirdiğini belirtti.

Dünyada artık tek adam düzeninin kalktığına işaret eden Yalçın, sözlerini, “Yeni Dünya düzeninde ben kavramı yok, biz kavramı var. Bakanlığımızın temel politikalarının uygulama alanı taşradır. Biz birçok yetkiyi taşraya devrediyoruz. Çalışmalarımızı hep birlikte yapmalıyız. Her birimizin diğerinden alacağı çok şeyler vardır.” şeklinde noktaladı.

MEB, Çevre ve Ormancılık Eğitimi Protokolünü imzaladı

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

“Çevre ve Ormancılık Eğitimi Protokolü” Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu tarafından Yüksel İnşaat Avizeli Salon’da düzenlenen törenle imzalandı.

Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da imzalanan protokolün, çevre için “yeni ve uzun soluklu bir işbirliği sağlayacağını” belirterek, öğrencilerde çevre bilinciyle çevreye yönelik bir duyarlılık geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

“Yeryüzü gezmek için ne kadar büyükse kirletmek için o kadar küçük” diyen Bakan Çubukçu, dünyanın farklı yerlerinden her gün bir çevre felaketi haberi geldiğine işaret etti. İnsanların büyük çoğunluğunun şehirlerde yaşadığını belirten Baka Çubukçu, topraktan uzak kalanların toprağa yeterince önem vermediğini ve sevgi duymadığını ifade etti.

Bozulan ekolojik dengenin yeniden oluşmasının bazen uzun yıllar aldığına, bazen de imkansız olduğuna dikkati çeken Bakan Çubukçu, bu nedenle çevre eğitimin önem taşıdığını vurguladı. Bakan Çubukçu, “Dünyanın karşı karşıya kaldığı bu önemli durumdan haberdar, bu sorunların nasıl çözülebileceğini bilen gönüllü vatandaşlar yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Çevre eğitimi konusunda Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Çubukçu, bu eğitimi tüm Türkiye’ye yaymayı planladıklarını bildirdi. Bakanlık olarak Çevre Bakanlığı ile önemli işbirlikleri yaptıklarını hatırlatan Bakan Çubukçu, bugün yapılan işbirliğiyle toplumun tüm katmanlarına yayılacak faaliyetler silsilesini hayata geçireceklerini dile getirdi.

Bakan Eroğlu’nun öğretmenler için hatıra ormanı oluşturmasının çok anlamlı olduğunu da dile getiren Bakan Çubukçu, Eroğlu’na teşekkür etti. Bakan Çubukçu, sözlerini Nazım Hikmet’in “işte geldik gidiyoruz, hoşça kal kardeşim deniz” dizeleriyle bitirdi.

Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu Eroğlu da, yaptığı konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye’nin gözbebeği kurumlarından olduğunu belirterek, protokol imzalamaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Vatandaşlara daha temiz, daha güzel bir Türkiye sunmanın, gelecek nesillere daha güzel bir ülke bırakmanın bir görev olduğunu ifade eden Bakan Eroğlu, bu kapsamda yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Eroğlu, 2008 yılında başlatılan ağaçlandırma seferberliği çerçevesinde koydukları hedefleri her yıl aştıklarını, Türkiye’nin ağaçlandırmada geçen yıl dünyada ilk üçe girdiğini anımsattı. Bakan Eroğlu, bu yılki hedefleri aşacaklarına inandığını belirtti. Okulların ağaçlandırılması konusunda Milli Eğitim Bakanlığıyla daha önce imzalanan protokol hakkında da bilgi veren Eroğlu, 2008 ve 2009 yılında toplam 13 bin 227 okulda yaklaşık 2 milyon 700 bin fidan dikildiğini söyledi. Gençlere orman sevgisini aşılamak amacıyla yapılan çalışmaları çok önemsediklerini anlatan Bakan Eroğlu, “Geleceği emanet edeceğimiz evlatlarımızı en iyi şekilde yetiştirmeliyiz” dedi.

Ağaçlandırmanın küçük yaşlarda başlamasının önemine değinen Bakan Eroğlu, “Okullarda ağaçlandırma, tohumdan fidan yetiştirme, ormanların faydaları konularındaki eğitim çalışmaları çok önemli. ‘Ağaç yaşken eğilir’ diye bir söz var. Dolayısıyla sevgili yavrularımıza o yaşlarda eğitim verilmesi fevkalade faydalı olacaktır” dedi.

Bakan Eroğlu, şunları söyledi: “Bu kapsamda okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, mesleki eğitim alan tüm öğrencilere çevre ve ormancılık, ağaçlandırma, tohum, fidan yetiştirme ve dikimi eğitimi verilecek. Çocuklara tohumdan başlanarak nasıl fidan yetiştirileceği konusunda okullarda eğitim verilecek. Uygun görülen derslerdeki programların çevre konusunda zenginleştirilmesi sağlanacak. Bu da çok önemli. Çünkü çevre hepimizin, bu ülke, dünya, çevre hepimizin ortak malıdır. Ayrıca, çevre konusunda farklı eğitim materyalleri hazırlanarak okullara dağıtılacak, yarışmalar düzenlenecek. Kampanyalar, panel ve sempozyumlarla projeye katılım sağlanacak.”

Bakan Eroğlu, öğretmenler için çevre eğitimi konusunda kitap hazırlanacağını ve hizmet içi eğitim programlarında çevre konusuna ağırlık verileceğini de anlattı.

Protokolle öğretmenlere, öğrencilere önemli görevler düştüğünü belirten Bakan Eroğlu, yapacakları özverili çalışmalar için şimdiden teşekkür ettiğini söyledi. Bakan Eroğlu, Milli Eğitim Bakanlığının AK Parti Hükümeti döneminde “destan yazdığını” ifade ederek, bakanlığın bütçesinin bu yıl 28 milyar dolara yükseltildiğini, bunun AK Parti Hükümetinin eğitime verdiği önemi gösterdiğini belirtti.

“Bütün öğretmenlerimiz de bizim gözbebeğimiz” diyen Bakan Eroğlu, Türkiye’de 741 bin 291 öğretmen olduğunu, eski bir eğitimci olması dolayısıyla kendisi ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’yu da bu sayıya ekleyerek 741 bin 293 fidanlık bir “Öğretmenler Ormanı” oluşturacaklarını söyledi.

Konuşmaların ardından Bakan Çubukçu ile Bakan Eroğlu, Çevre ve Ormancılık Eğitimi Protokolü’nü imzaladı. Bakan Eroğlu, Bakan Çubukçu’ya sunmak için iki çiçek getirterek tercihi kendisine bıraktı. Bakan Çubukçu “ikisini de alacağım” dedi. Daha sonra fidan yetiştirme tabletleriyle Bakan Çubukçu tarafından sedir, Eroğlu tarafından da harnup tohumu dikildi. Bakan Çubukçu, bürokratlarının da fidan yetiştirme tabletlerinden istemesi üzerine kendi diktiği tohumu bir Milli Eğitim Bakanlığı bürokratına verdi.

2009/1 sözleşmeli öğretmen atamaları riske girdi

07 Mart 2010 Yazan bally  
Kategori Eğitim Dünyası

Ankara 15. İdare Mahkemesi, bir öğretmen adayının açtığı dava üzerine 2009/1 sözleşmeli öğretmen atamalarının hukuka aykırı olduğu görüşüne vardı ve yapılan atamaların “Soru iptallerinden sonra düzenlenen yeni puan listesine göre değerlendirilmemesine ilişkin işlemin” yürütmesini durdurdu. 2009/1 sözleşmeli öğretmen atamaları riske girdi.

Öğretmen Hatice Gür, Ankara 15’inci İdare Mahkemesi’nde Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı bir dava açarak sözleşmeli öğretmen atamalarının soru iptallerinden sonra yeniden düzenlenmediğini belirtti ve bu işlemin iptalini istedi. Gür, 2008 KPSS sınavında 75.748 puan aldığını, 2009’un ilk dönem sözleşmeli öğretmen atamalarında atamasının yapılmadığını belirtti. Öğretmen adayı, dava dilekçesinde 2008 KPSS’deki iki sorunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini, bunu üzerine yeniden değerlendirilen sınav puanlarının 2009 birinci dönem atamalarında dikkate alınmasını istediğini ancak bunun reddedildiğini belirtti. Öğretmen Hatice Gür, sınıf öğretmeni olarak atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istedi.

Mahkeme, olayda 2008’de KPSS’deki iki sorunun iptali sonrasında ÖSYM’nin yeniden hesaplanan puanlara ilişkin listeyi 26 Mart 2009 tarihinde MEB’e gönderdiğine ve 2009-2 atama döneminde değerlendirmeye alındığına yer verdi. Mahkeme, 2009/1. dönem sözleşmeli öğretmen atamalarında yeni düzenlenen listeye göre işlem tesis edilmesi gerektiğini belirterek, “Yeniden hesaplanan puanların 2009/1.dönem sözleşmeli öğretmen atamalarında değerlendirilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır” dedi.

Mahkeme, kararında soru iptallerinden sonra atamaların yeniden değerlendirilmemesini hukuka aykırı buldu. Mahkeme kararında şöyle denildi: “Açıklanan nedenlerle, açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması durumunda giderilmesi güç zararlara yol açabilecek nitelikte bulunan 2009/1. Dönem sözleşmeli öğretmen atamalarının soru iptallerinden sonra düzenlenen yeni puan listesine göre değerlendirilmemesine ilişkin işlemin 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına oybirliğiyle kadar verildi.” Mahkeme öğretmenin kişisel atamasıyla ilgili isteminin esasını incelemeden reddetti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Ankara Bölge Mahkemesi’ne itiraz hakkı bulunuyor. Bakanlık, 3 Mart’ta tebliğ olunan mahkeme kararına 10 Mart’a kadar itiraz edecek.

Sonraki yazılar »