Anasınıfları için Gülücük Günlük planları 2010 2011

30 Ağustos 2010 Yazan admin  
Kategori Okul Öncesi

Anasınıfları için Gülücük Günlük planları 2010 2011

Dosyayı indirmek için aşağıdaki linke tıklayınız

Üyelik gerektirmeden dosyayı indirebilirsiniz..

Elinizde bulunan tüm dosya ve dökümanları eğer bizimle paylaşmak isterseniz sitemizdeki DOSYA YÜKLE bölümünden yollayabilirsiniz..

DOSYA LİNKİ

4-6 yaş gurubu çocuklar ana sınıfında!

24 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Okul Öncesi

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayla Göksel, “7 Çok Geç” kampanyasının etkisiyle 4-6 yaş grubunda ana sınıfına giden çocukların oranının 3 yılda yüzde 16’dan yüzde 28.5’e yükseldiğini bildirdi.

Göksel,  yaptığı açıklamada, erken çocukluk eğitiminin önemine dikkat çekmek için 2005 yılında “7 Çok Geç” kampanyasını başlattıklarını hatırlattı.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Eğitim Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Eğitim Reformu Girişimi, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı ve Vehbi Koç Vakfı ile işbirliği yaptıklarını anlatan Göksel, ana sınıfının zorunlu olması için 7 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesinin etkin bir toplumsal katılım sağladığını belirtti.

Kampanya kapsamında 2005 yılından bugüne kadar hem tanıtım ve iletişim düzeyinde hem de katılım sağlamak için pek çok faaliyet gerçekleştirdiklerini anımsatan Göksel, “Erken çocukluk eğitiminde okullaşma oranları, kampanyaya başladığımız 2005 yılında Türkiye’de gelişmiş ülkelere oranla çok daha düşük seviyelerdeydi. Çocukların yalnızca yüzde 16’sı ana sınıfına gidiyordu. Kampanyanın da etkisiyle bu rakam üç yılda artış gösterdi. Günümüzde 4-6 yaş grubundaki çocukların yüzde 28,5’i ana sınıfına gidiyor” diye konuştu. Göksel, 4-6 yaş arasında yaşanan eğitim eksikliğinin sonradan giderilmesinin zor olduğunu vurgulayarak, bu rakamın da gelişmiş ülkeler düzeyine  yükselmeye çalışan bir ülke açısından yeterli olmadığını kaydetti.

BİLİŞSEL VE SOSYAL GELİŞİMİ DESTEKLİYOR

Türkiye’deki tüm çocukların okul öncesi eğitim hizmetlerinden yararlanabilmesi için ana sınıfının zorunlu olması gerektiğine işaret eden Ayla Göksel, okula başlamadan ana sınıfından alacağı eğitim desteğinin çocuğun hayatında uzun vadeli kalıcı etkiler yarattığını söyledi. Göksel, “Okul öncesi dönemde alınan eğitim, çocuğun bilişsel,
sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimine olumlu katkılarda bulunuyor” dedi.

Bu alanda yapılan araştırmaların, okul öncesi dönemde eğitim desteği almış çocukların, “okulda daha başarılı olduklarını, eğitim hayatı içinde daha uzun süre yer aldıklarını, çevreleriyle daha uyumlu olduklarını ve ileriki yaşamlarında daha yüksek statülü işlerde çalıştıklarını gösterdiğini” belirten Göksel, bu çerçevede eğitim politikalarında bir değişikliğin yolunun açılmasının ve ana sınıfının tam olarak yaygınlaşmanın sağlanabilmesi için okul öncesi eğitimin en az bir yıl zorunlu hale gelmesinin gerektiğine işaret etti. Göksel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim bu konudaki beklentimiz, çocuğun 0-6 yaş arasındaki gelişim döneminde onu destekleyen, yaşamında uzun süren etkileri bulunan ve okul başarısını doğrudan etkileyen erken çocukluk eğitiminin ülkemizde yaygınlaştırılması ve ailelerin bu konuda desteklenmesidir. Bu nedenle, Türkiye’de gelişmiş ülkelerdekinden çok daha düşük düzeylerde seyreden okul öncesi eğitimin tüm çocuklara ulaşabilmesi için gerekli yatırımların yapılmasını bekliyoruz.”

Ana sınıfının zorunlu hale getirilmesi için yasa çıkartılmasını talep ettiklerini kaydeden Göksel, ayrıca aileleri de içine alan alternatif modellerin devreye sokulmasını istediklerini belirtti.

Zorunlu eğitim süresi 32 ilde artacak…

24 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Okul Öncesi

Okul öncesi eğitim, gelecek eğitim-öğretim yılında bazı illerde artacak.

Okul öncesi eğitimin zorunlu olmasının planlandığı 32 il belirleyen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu illerin valileri ve milli eğitim müdürleriyle yarın bir araya gelerek, görüşlerini alacak.
Alınan bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitimin ileri yaşlarda taşıdığı önem nedeniyle bu yaş grubundaki çocukların okullaşma oranlarını yükseltmek amacıyla çalışmalar başlattı.
Bu kapsamda, 5 yaş (60-72 ay) grubunun zorunlu eğitim kapsamına alınması için pilot uygulama başlatmayı kararlaştıran Bakanlık, pilot uygulamaya dahil edilecek illeri belirlerken, okullaşma oranı yüzde 51’in üzerinde olanları tespit etti. Ayrıca bu illerin derslik, öğretmen, donatım ve materyal ihtiyaçları da göz önünde bulunduruldu.
MEB’in belirlediği ve 2009-2010 eğitim-öğretim yılından itibaren 5 yaş grubunda okul öncesi eğitimin zorunlu olmasının planlandığı 32 il şöyle:

İŞTE O ŞEHİRLER

“Amasya, Nevşehir, Çanakkale, Bilecik, Edirne, Karabük, Ardahan, Gümüşhane, Trabzon, Yalova, Karaman, Tunceli, Kilis, Bolu, Kırıkkale, Bayburt, Burdur, Kırklareli, Muğla, Düzce, Bartın, Artvin, Çankırı, Kütahya, Rize, Isparta, Kırşehir, Giresun, Uşak, Eskişehir, Sinop ve Samsun.”
MEB, yarın Ankara’da bu illerin valilerinin ve milli eğitim müdürlerinin katılacağı bir toplantı düzenleyerek, zorunlu eğitime geçilmesi konusunda görüşlerine başvuracak. Toplantıya Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da katılacak.
Toplantıda bu illerin 5 yaş grubundaki çağ nüfusu, öğretmen, donatım, derslik durumu ele alınacak. Ayrıca, yerel yönetimlerin, sivil toplum
kuruluşlarının ve diğer kurumların okul öncesi eğitime destek ve katkı sağlamalarına yönelik tedbirler de görüşülecek.

-5 YILIN HEDEFİ YÜZDE 100 OKULLAŞMA-

Bakanlık verilerine göre Türkiye’de 1130 anaokulu ile ilköğretim okullarının bünyesindeki toplam 39 bin 481 ana sınıfı bulunuyor.
Türkiye’de 4-5 yaş (48-72 ay) grubu arasında toplam 761 bin 350 çocuk öğrenim görürken bu yaş çağ nüfusu 2 milyon 340 bin 43 çocuktan oluşuyor. Çağ nüfusu içindeki çocukların ancak yüzde 33’ü okul öncesi eğitimden yararlanıyor.
Okul öncesi eğitimden yararlanan 5 yaş (60-72 ay) çocuk sayısı 591 bin 122 iken çağ nüfusu 1 milyon 162 bin 951 olarak saptandı. 5 yaş grubunun okullaşma oranı da yüzde 51 olarak belirlendi.
MEB, 2013-2014 eğitim öğretim yılı sonuna kadar Türkiye genelinde 5 yaş grubunun okullaşma oranını yüzde 100’e çıkararak, zorunlu okul öncesi eğitimi Türkiye geneline yaygınlaştırmayı hedefliyor

“En kaliteli okul” Avrupa’ya model olacak!

24 Temmuz 2009 Yazan admin  
Kategori Okul Öncesi

Ulusal Kalite Büyük Ödülü sahibi Antalya Ayten Çağıran Anaokulu, sponsor bulması durumunda Avrupa Kalite Ödülüne adaylık başvurusunda bulunacak.

Okul, ödülü kazanırsa, Avrupa’daki okullara model olarak sunulacak.

Türkiye Kalite Derneğinin, Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın (EFQM) geliştirdiği, 9 temel kriter ve 32 alt kriterden oluşan Mükemmellik Modeli’ne
göre verdiği Ulusal Kalite Büyük Ödülü’nü “Kamu Sektörü Eğitim Hizmetleri” kategorisinde kazanan Antalya Ayten Çağıran Anaokulu, Avrupa yolculuğuna hazırlanıyor. Okul, başvuru için gerekli 6 bin avroyu bulabilir ve deneticilerin masraflarını karşılayabilirse Avrupa Kalite Ödülü’ne aday olacak.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın çevre bilinci geliştirmek için yürüttüğü Eko-Okullar Programı’ndan “Yeşil Bayrak”, Milli Eğitim Bakanlığının düzenlediği ”Temiz Okul Hijyen Okul” projesinden “Beyaz Bayrak” almaya hak kazanan okul, çocuklar, velileri ve okul çalışanlarının yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle de dikkati çekiyor.

-AVRUPA’YA MODEL OLMAK-

Antalya Ayten Çağıran Anaokulu Müdürü Aslı Kanbir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antalya’da 2003-2004 eğitim-öğretim yılında açılan okulun, 5-6 yaş grubunda 207 öğrenciye hizmet verdiği söyledi.

Okuldaki toplam kalite yönetimi çalışmalarına Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimde Kalite Projesi kapsamında başladıklarını bildiren Kanbir, ISO 9001:2000 Kalite Belgesi sahibi olduklarını kaydetti.

Aslı Kanbir, kalite konusundaki çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olduklarını, okuldaki iyi uygulamaları bazı okullarla paylaştıklarını, isteyen
tüm okullarla da paylaşmaya hazır olduklarını bildirdi. Okuldaki çalışanların yılda 90 saat kalite eğitimi aldıklarını ifade eden Kanbir, Ulusal Kalite Büyük Ödülü’nü kazanmaktan gurur duyduklarını belirtti.

Kanbir, “Biz en iyisiyiz, eğitim modelimiz Avrupa’da uygulansın’ iddiasıyla Avrupa’da yol almak istiyoruz. Amacımız, Avrupa Kalite Ödülü’ne başvurarak, kazanmak ve Avrupa’daki okullara model oluşturmak” dedi.

Avrupa Kalite Ödülü’ne başvurmak için 6 bin avro yatırmaları gerektiğini bildiren Kanbir, bununla ilgili gelecek tüm değerlendiricilerin masraflarını da karşılamakla sorumlu olacaklarını ifade etti. Kanbir, bu nedenle bir sponsora ihtiyaçları olduğunu, kazanmaları durumunda Türkiye’deki bir okulun kalite ve eğitim modelinin Avrupa’ya örnek olacağını kaydetti.

Kanbir, bugüne kadar 15 ülkeden eğitimcilerin okula gelerek incelemelerde bulunduklarını söyledi.

-VELİLER ÖĞRENCİ OKUTUYOR-

Okulda, velilerin ve öğrencilerin katılımıyla 12 ayrı sosyal sorumluluk projesi yürüttüklerini belirten Aslı Kanbir, bu kapsamda öğrencilerin yılda
birkaç kez huzurevinde kalan yaşlılarla bir araya geldiklerini, 15 günde bir de engellilerle ortak etkinlikler düzenlediklerini ifade etti.

Kanbir, yıl başında tüm velileri toplayarak her birine bir öğrenci okutma çağrısında bulunduklarını, onların duyarlılıklarıyla da “Bir Öğrenci de Sen Okut” projesini hayata geçirdiklerini belirtti.

Bu projeyle yılda öğrenci sayısı 20’nin üzerinde olan 10 ana sınıfını donatmayı hedeflediklerini ifade eden Kanbir, Tunceli’de 1, Siverek’te 2,
Antalya’nın köylerinde de 2 köyde ana sınıfının tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi.

Özel okulu aratmayan kurumda, çocukların üretim sürecini yerinde görebilmeleri için sera, trafik bilgilerini geliştirmeleri için sinyalizasyon sistemine sahip trafik eğitim pisti, çamur torna tezgahı olan seramik atölyesi, öğrencilerin fiziki yapısına uygun tasarlanmış mutfak, bilgisayar sınıfı, sinema ve jimnastik salonu bulunuyor.