Erken tatil yok…
18 Kasım 2009 Yazan admin
Kategori Eğitim Dünyası
->
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Kurban Bayramı ve sömestir tatilinin öne alınması için şu anda bir çalışmanın olmadığını belirterek, “Hastalık oranı okullarda yüzde 40 ila 50’ye ulaşırsa o zaman bir değerlendirme yapılır” dedi.
Niğde Valisi Alim Barut’u makamında ziyaret eden Çubukçu, özellikle kız çocuklarının eğitim almalarına büyük önem verdiklerini belirterek, “Kız çocuklarımız en az liseyi bitirsin istiyorum. Bu nedenle kırsal alanlarda kız öğrenci yurdu yapılmasına büyük önem veriyoruz. Okul öncesi eğitime de büyük önem veriyoruz” diye konuştu.
Gazetecilerin Kurban Bayramı ve sömestir tatiliyle ilgili sorularını da cevaplayan Çubukçu, şunları söyledi:
Domuz gribi olmayan iller var “Okullardaki devam durumunu il il her gün saat 17.00’dan sonra takip ediyorum. Şu andaki verilere göre, okulların Kurban Bayramı ve sömestir tatillerinin öne alınmasını gerektirecek bir durum yok. Her gün değerlendirme yapıyoruz. Hastalığın yaygın olduğu illerde sağlık kurulları gereken önlemi alıyor. Bazı illerde okullar tatil edildi ama hastalığın hiç olmadığı iller de var. Hastalık oranı okullarda yüzde 40 ila 50’ye ulaşırsa o zaman bir değerlendirme yapılır. Şu anda tatille ilgili bir çalışma yok. Bu tür haberler öğrencilerin eğitimini aksatıyor, okula olan ilgi azalıyor, dersler aksıyor.” Barut, Çubukçu’ya günün anısına seramik plaket ile el dokuması kök boya Niğde halısı hediye etti.
Domuz gribi devamsızlıkları
12 Kasım 2009 Yazan admin
Kategori Eğitim Dünyası
Halk arasında ”domuz gribi” olarak bilinen ”H1N1” virüsünün görülmesiyle birlikte İstanbul’da birçok okulda öğrencilerin rapor alarak okula gitmedikleri öğrenildi.
AA
İstanbul- İstanbul Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgiye göre, pandemik A gribi nedeniyle kent genelinde çok sayıda okulda öğrenciler rapor alarak veya devamsızlık yaparak eğitimlerine ara verdi.
Öksürük, nezle veya hastalık belirtileri gösteren öğrenciler, hastanelerde doktor muayenesinden geçirildikten sonra aldıkları raporla okula gitmiyor. Bazı öğrenciler de kendisini hastalıktan korumak için devamsızlık yapıyor.
Rapor ve devamsızlık durumunun hastalığın Türkiye’de yaygınlaşması olan ilk dönemlerde daha fazla olduğu, ancak milli eğitim ve sağlık bakanlıklarının yaptığı çalışmalarla bu oranın şu anda ilk dönemlere göre daha da azaldığı belirtildi.
Okullardaki devamsızlık ve rapor durumunun eğitime ara verilecek bir noktada olmadığı öğrenildi. Okula gitmeyen öğrencilerin isimleri ve sayısı her gün okul yönetimleri tarafından valilik bünyesinde oluşturulan komisyona bildirilerek istatistik tutuluyor.
Yetkililer, okula gelmeyen öğrencilerin giremedikleri dersleri telafi etmeleri amacıyla telafi derslerinin yapılabileceğini belirterek, öğrencilerin okullarda temizliğe ve hijyene dikkat etmeleri uyarısında bulundu.
TÖDER’den tatilin erkene çekilmesi önerisi
Bu arada, Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneğinden (TÖDER) yapılan açıklamada, Türkiye’yi etkisi altına alan ”domuz gribi” vakalarının gün geçtikçe arttığı, özellikle çocukların yoğunlukla etkilendiği virüs nedeniyle eğitimden de uzak kalmalarına neden olduğuna dikkat çekildi.
Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de domuz gribi vakalarının arttığı kaydedilen açıklamada, şunlara yer verildi:
”Özellikle okullar gerçek anlamda tehdit altındadır. Öğrencilerin yaşları itibariyle bu hastalığa yakalanmaya yakın olmaları, kendilerini koruyacak öz bakım becerilerine sahip olmamaları, derslerde çok yakın ilişki içinde bulunmaları, hatta servislerde bu hastalık çocuklar için gerçekten tehdit haline gelmektedir. Zaten günümüzde en ufak bir grip, soğuk algınlığı şüphesi aileleri tedirgin etmekte ve çocuklarını okula göndermemektedir. Bu oranın arttığı tahmin edilmektedir. Bu nedenle 23 Ocakta sona erecek eğitim ve öğretim yılının birinci yarı yılının 15 gün öne çekilmesi öğretmenlerin, öğrencilerin ve ailelerin hastalığa karşı direnç kazanmalarına imkan sağlayacaktır. Bu süreç içinde uzaktan eğitim yoluyla eğitim yapılarak ortaya çıkan boşluk kısmen de olsa giderilebilir.”
Dershaneler de canlı eğitime geçti!
31 Ekim 2009 Yazan admin
Kategori Eğitim Dünyası
Türk Telekom Grubu’nun eğitim ve bilişim teknolojileri şirketi olan Sebit ve Uğur Dershaneleri, domuz gribi nedeniyle eğitime ara verilen Ankara’daki öğrencilere, Vitamin’le çözüm getirerek, internet üzerinden canlı eğitime geçti.
Uğur Dersaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın, düzenlediği basın toplantısında, “Uğurlu Vitamin” projesi kapsamında Ankara’da öğrencilerin eğitimden geri kalmaması için internet üzerinden canlı yayına başladıklarını açıkladı. Aydın, geçtiğimiz hafta Diyarbakır Bahçeşehir Koleji’nde Vitamin ile beraber benzer bir uygulama başlatıldığını belirterek, “Ankara’da dershanelerin de tatil edilmesi ile sanal sınıf uygulaması için Sebit ile görüşmelere ve öğretmenlerimizin eğitimine hemen başladık. Bugünden itibaren Vitamin’in alt yapısını kullanarak sınıfın sosyal ortamını gerçek öğretmen ve gerçek öğrencilerle internette oluşturuyoruz” dedi.
Aydın, domuz gribi nedeniyle önümüzdeki aylarda başkaillerde de eğitime ara verilmesi durumunda Vitamin üzerinden canlı sanal sınıf uygulamasını hayata geçireceklerini belirtti.
Sebit Genel Müdür Yardımcısı Ali Gürer ise, “Vitamin’in canlı eğitimlerle desteklenmesi çalışmalarımız uzun süredir devam ediyordu. Şu anda bu uygulamayı Ankara’daki tatil nedeniyle acil olarak devreye almış olmakla beraber önümüzdeki dönemde normal eğitim sürecinde de sıklıkla kullanacağız” diye konuştu.
-İNTERAKTİF EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KENDİ ÖĞRETMENİYLE DERS YAPIYOR-
Uğur Deshaneleri Genel Müdürü Kaya Aydın, interaktif eğitimin avantajının öğrencinin kendi öğretmeniyle ders yapabilmesi olduğunu söyleyerek, öğretmenin öğrenciyi takip edebildiğini de belirtti. Aydın, internet üzerinden canlı eğitimle ilgili olarak, “Öğretmen, öğrencinin derse katılıp katılmadığını, dersi anlayıp anlamadığını da kontrol altında tutabiliyor” dedi.
Gazetecilerin “Gerçek eğitimin yerini tutar mı?” sorusuna, “Asla eğitimin alternatifi değildir. İnteraktif eğitimin biraz daha farklı bir yapısı var. Sınıfta doğal bir ortam söz konusu. Öğretmen, öğrencisine ‘yüzünü yıkadın mı? Elini yıkadın mı’ gibi sorular sorabiliyor. Sanal sınıflarımızda sosyal etkileşim fazla” cevabını verdi. Öğrencilerin hepsinin internetinin olup olmadığı konusunda ise Aydın, “Büyük çoğunluğun interneti var. İnterneti olmayan öğrencilerin eksiklerini de eğitime başlayınca gidereceğiz” dedi.
Aydın, özellikle lise son sınıf öğrencilerinin kaybedecekleri 1 saatleri bile olmadığını belirterek, “Ülkemizde tabiat şartları ile eğitime ara verilebilir, güvenlik, sağlıkla ilgili krizler nedeniyle interaktif eğitimi (uzaktan eğitim) hayata geçirdik ve hangi illerde eğitime ara verilirse oralarda uygulayacağız” dedi.
Sebit Genel Müdür Yardımcısı Ali Gürer, Milli Eğitim Bakanlığı’na bu projenin sunulup sunulmadığı konusunda ise, “Milli Eğitim Bakanlığı, Vitamin’in devlet okullarında kullanımını onayladı. Fırsat eşitliği açısından eğitimin TV’den yapılması çok doğru. Bu konuda Bakanlık kendi görevini yapıyor. Türkiye’deki tüm okullara interaktif eğitimin yayılabilmesi uzun bir süreçtir. Bu gelecekte olabilir ancak” dedi.
Toplantıda ayrıca, canlı eğitim örneği de gösterildi. Kendi öğretmeniyle ders işleyen öğrencilere interaktif eğitimden memnun olup olmadıkları sorulduğunda, bir öğrenci, “Yol derdinden kurtulduk” cevabını verdi. (ANKA)
“Okullarımız en basit hastalıklara karşı bile hazırlıksız”
31 Ekim 2009 Yazan admin
Kategori Eğitim Dünyası
“Okullarımız en basit hastalıklara karşı bile hazırlıksız”
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, domuz gribinin okullarda yayılmasıyla ilgili olarak, “Okullar, hijyenik yapı sağlanamadığından bırakın domuz gribini, en basit hastalıklara karşı bile hazırlıksızdır” dedi.
ANKA
Ankara- Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu’na bağlı Türk Eğitim-Sen’in Genel Başkanı İsmail Koncuk yaptığı açıklamada, gribin özellikle öğrenciler üzerinde görülmesi ve okullarda dezenfekte çalışmalarının yapılacak olması nedeniyle okulların tatil edildiğine dikkat çekerek, “Domuz gribi ve domuz gribi aşısıyla ilgili yapılan çeşitli spekülasyonlar ise kafaları karıştırmaktadır. Veliler aşının yan etkileri ile ilgili iddialar dolayısıyla çocuklarına aşı yaptırıp, yaptırmama konusunda ciddi bir kararsızlık içindedir. Bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın toplumu domuz gribi aşısı ile ilgili doğru bilgilendirmesi ve aşı ile ilgili spekülasyonlara son verecek bir açıklama yapması zorunludur” dedi.
Okullarda hijyen anketi
Koncuk, Türkiye’de okulların mevcut durumunu tespit edebilmek amacıyla 2008 yılında 24 ilde yaptıkları anket çalışmasında, okulların hijyenik bir yapı içinde olmadığının ortaya çıktığını söyledi.
Koncuk, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında 3 bin 540 öğretmen ve idareci ile yapılan anket çalışmasında, öğretmen ve idarecilerin yüzde 87.3′ünün okullarda alt yapı ve fiziki mekanların yeterli olmadığını belirttiğini ifade etti. Koncuk, ankette öğretmen ve idarecilerin yüzde 45.4′ü okulunda yeterli kadrolu hizmetli bulunmadığını belirtirken, yüzde 36.3′ü okulundaki tuvalet sayısının ihtiyacı karşılamadığını dile getirdiğini söyledi. Koncuk, öğretmen ve idarecilerin yüzde 43.8′inin okulların hijyenik ortama sahip olmadığını, yüzde 38.7’sinin okulların kısmen hijyenik ortama sahip olduğunu belirttiğine dikkat çekerek, okulların hijyenik yapıya sahip olmadığını düşünenlerin yüzde 48′inin bunun personel yetersizliğinden, yüzde 35′i okullara yeterli ödenek ayrılmadığından, yüzde 8.6’sı okul yönetiminin duyarsızlığından kaynaklandığını belirttiğini kaydetti.
Koncuk ayrıca, ankete katılanların yüzde 14′ü okulunda suların düzenli olarak akmadığını, yüzde 40.3′ü okulunda su deposu olmadığını, yüzde 92.3′ü okulunda şebeke suyu kullanıldığını belirttiğini söyledi.
“Okullar hastalıkların başlangıç idaresidir”
Koncuk, domuz gribinin etkisini ağırlıklı olarak okullarda hissettirmesinin nedeninin, personel yetersizliği ve hijyenik olmayan şartlarda eğitim-öğretim yapılması olduğunu vurgulayarak, “Okullarımız, hijyenik yapı sağlanamadığından, hastalıkların başlangıç adresidir. Okullarda personel yetersizliği, hijyen sağlanamamasının öncelikli nedenidir. okullara kadrolu hizmetli alımı yapılmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, personel eksikliği sorununu çözmediği müddetçe ne domuz gribinin önüne geçilebilir, ne de okullarda hijyenik bir yapı sağlanabilir” açıklamasında bulundu.


